close

Bilgi

Bilgi

2016 Yılında İnsanlığa Umut Veren Mucizeler

Umut

2016 yılı tarihe büyük bir kara leke olarak yazıldı. Bu yıl hem yaşanan savaşlar hem de terör olayları ile oldukça kötü hafızamıza kazındı. Ama yine de umut veren gelişmeler gerçekleşti. Bunlardan bizim en çok dikkatimizi çeken on tanesini siz değerli okuyucularımız ile buluşturuyoruz. Sizce en büyük mucize neydi? Farklı tavsiyeleriniz varsa bize ulaşmayı unutmayın.

Halep’in Hayvan Koruyucusu

Halep de hepinizin bildiği gibi büyük bir savaş yaşanmakta. Bu savaşın getirdiği nedenlerle tarafsız olan bir çok insan Halep’i terk etmek zorunda kaldı. Fakat bir kişi özellikle gitmek ya da kaçmak istemedi. Bu kişi Halep de yaşayan ve sahipsiz bırakılan bütün hayvanları beslemek için burada kaldı.

Halep’te Kedili Adam

 

Afrika’dan Doğan Bir Güneş: Hope

Afrika da olan inanç sistemleri hakkında sürekli yeni şeyler öğreniyoruz. Danimarkalı bir kadın, uluslararası bir yardım kuruluşu ile birlikte Afrika da duyarlılık projelerinden birine katılıyor. Şehir içerisinde dolaşırken, 2 yaşında bir Nijerya’lı çocuğa denk geliyorlar. Ailesi ve şehirdeki insanlar onu cadı olarak nitelendirdiği için kimse ona ne yemek ne de su veriyordu. Ama Danimarkalı yardım kuruluşu çalışanı onu korumak için aldı. Ona Hope yani Umut ismini verdi. Midesinde yer alan kurtları temizlemek ve vücudunda yer alan parazitler için sürekli taze kan ve sağlıklı besinler ile takviyede bulunuldu. Bir yılın sonunda dünya da gelmiş geçmiş en çok umut veren 100 olaydan biri olarak sayıldı.

Danimarkalı Kadın ve Hope

Çin’de Bir Kültür Mücadelesi: Köpek Katliamına Son!

Çin’de yaşayan bir adam, köpek eti festivali için bekletilen 1000 köpeği kurtarmak için tek başına bir mücadele girişiminde bulundu. Bütün köpekleri gece vakti kaçırmayı deneyen adam, köpekleri özgürleştirmeyi başardı fakat kendisi yakalandı. Köpek sahipleri adamı darp ederek köpeklerin parası için polise başvuru yaptılar. Ancak mücadelesinden ötürü kendisini kutluyoruz.

Çinli Köpek Kurtarıcısı

Evsizler İçin Mucize Yardım: Portatif Duş

Amerika da yaşayan eski bir şirket sahibi, iflas ettikten sonra evsiz kaldı. Bu süreç içerisinde onun en çok rahatsız olduğu şey, banyo yapamaması ve temizlik ile ilgili yaşadığı hastalıklardı. Bu süreçten sonra tekrar çalışıp, tekrar para kazanmaya başladıktan sonra, geldiği yeri unutmadı. Evsiz insanlar için portatif bir duşa kabin koyduğu kamyon yaptıran adam, eyaletin her tarafında gezdirmeye başladı.

Portatif Banyo

İş Yerinde Sendikalaşma Sadece İnsanlar İçin Değil. Sirk Kaplanı Uzun Çalışma Süresi Yüzünden Ölüyordu

Amerika da bir sirkte çalıştırılan Kaplan, zor çalışma şartları ve düzgün besinleri vücuduna sokamadığı için neredeyse ölüyordu. Ağırlığının 4/1’ine kadar düşen Asha isimli kaplan Texas’lı bir vakıf tarafından uzun süren bir hukuki sürecin sonucunda kurtarıldı.

Asha Kaplan

 

Dünya Boks Şampiyonu Manny Pacquiao Filipinliler İçin 1.000 Adet Ev Yaptırdı

Dünya Boks şampiyonu Manny Pacquiao, Filipinler de yaşayan evsizler için 1.000 adet ev yaptırdı.

Filipinli Dünya Şampiyonu

 

read more
Bilgi

Sahra Çölünde 37 Yıl Sonra Kar Yağdı!

SAHRA KAR yağışı

İnsanlık, Sahra Çölünde ikinci kez kar yağışına tanık oldu. Bu olayın görsel güzelliği kadar, dünya üzerinde oluşan iklimlerin değişiminin de etkisiyle oluştuğu düşünülüyor. Maalesef küresel ısınmanın yarattığı etkiler, dünya da var olan bütün iklimleri etkilemeye başladı. Aşağıda paylaşacağımız video da insanların kar yağışında yaşadıkları açıkça gözüküyor.

Dünyanın en kuru ve en sıcak bölgesi olarak geçen bu bölge de en son kar yağışı ise Şubat 1979 da gözüktü. Bu tarihten itibaren hiçbir kar yağışı ya da dolu yağışı ile ilgili bir veri gözlenmedi. Uzmanlar bunun küresel ısınmaya bağlı nedenler ile oluşan bir durum olduğunu söylüyorlar.

Bölgenin yıllık ortalama sıcaklığı 30 derece ve bu kadar yüksek ısı düşüşü, bölge de yaşayan insanları da zor durumda bıraktı.

Sahra Çölü Kar Yağışı

read more
Bilgi

Türkiye de Futbol Neden Vazgeçilmez?

Türkiye de futbol neden vazgeçilmez?

Futbol modern dünya da olduğu kadar Türk insanı için en büyük eğlence faktörlerinden biri. Ancak modern futbol maalesef ruhunu kaybederek endüstriyel bir hal aldı. Sonunda altı rakamlı olan sözleşmeler futbol dünyası için sıradanlaşarak, toplumun diğer mesleklerine kıyasla oldukça yükseldi. Bunun ile ilgili Manchester United’in dünyaca ünlü İspanyol futbolcusu Juan Mata: “Futbol dünyasıyla kıyasladığınızda kazancım normal. Ama dünyanın ve İspanya’nın %99.9’u ile karşılaştırdığımızda çılgın bir rakam” diyerek olayı farklı bir noktaya getirdi. Futbolun endüstriyel yapısı, kulüpler, ligler ve ülkeler arasında ki rekabeti de arttırdı. Ancak gelişmiş toplumlara kıyas ile gelişmekte olan ülkelerde futbol hayatın çok daha fazla merkezinde. Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde, kişilerin futbolu neden bu kadar hayatın merkezine soktuklarını nedenleri ile incelemeye çalışacağız.

Tuttuğumuz Takımı, Neden Tutuyoruz?

Takım tutma kültürü, doğduğumuz yıllara göre şekilleniyor aslında. İlk olarak şu örneği göstererek başlayalım; “1990’lı yıllarda doğan çoğu kişi Galatasaray’ı destekliyor”. Bu zaten hali hazırda hepimizin bildiği bir örnektir, ailevi sebepler ya da farklı sebeplerden oluşan bir antipatiklik söz konusu değilse gayet de geçerlidir. Şimdi bu kadar kişi neden Galatasaray’ı destekledi o dönemde? Ya da neden sempati kazandı? Şimdi Galatasaray o dönemde bir çok kupa ve başarı kazandı, bu tabi ki gözüken en büyük sebeplerden biri. Ancak gerçek sebep bu değil.

Medya da futbolun yeri inanılmaz büyük. Halk da tabi ki bunu istiyor ki, yayıncılar ve yapımcılar daha çok yapıyor. Şu an hali hazırda sadece futbol yorumculuğu ile ilgili beşten daha fazla kanal kırka yakın da futbol yorumculuğu ile ilgili program var. Tabi ki bu kadar medyanın gündemde olması ile kişilerin bilincine daha çok işleniyor bu durum. İnsanlar arasında iletişim kurmak için birincil pozisyona da kısa sürede çıkıyor. Böylece kişi bilincine işlenen Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ya da yaşadığı şehir ile bağlantılı olan bir futbol takımı ile gönül bağı kurmaya başlıyor. Ancak olay bunun ile sınırlı değil, bir şey içselleştirilmesinde olan en büyük güç rekabet ya da yabancılaştırma ile mümkün olabilir.

Ortak Düşman ya da Rakip Daha Çabuk Sahiplenme Doğurur

Yaşadığımız ülkede Yunanistan’a ya da Ermenistan’a karşı bakış açımız nasıl? Ya da birkaç ay öncesinde uçak krizi yaşadığımız Rusya’ya karşı bakış açımız nasıldı? Peki bu bakış açımız bizi nasıl etkiliyor sizce? Bu tür kriz durumlarında ya da ortak bir rakip ya da düşmanlık alanında, içeride kalan kişiler daha çok kenetlenerek bağlı oldukları şeyi daha iyi temsil ettikleri ortaya çıkmıştır. Fakat bizim bu durumumuz ülke siyasetinden çok daha mikro durumlara karşı bile var. Mesela şehir milliyetçiliği konusunda dünya da belki de en üst sıradayız. Biri ile tanışır tanışmaz ilk sorduğumuz sorulardan biri “Nerelisin?” oluyor. Peki futbol takımları ile bu durumun ne gibi bir bağlantısı var? Mevcut futbol takımları ile kurduğumuz içsel bağlantılar ile rakip takımlara karşı rekabet ortamı yaratıyoruz. Bunun sonucunda aslında büyük bir milliyetçilik akımı başlıyor.

Bütün Gelişmekte Olan Ülkelerin Ortak Sorunu

İnsanlar içselleştirdiği bu durum ile farklılık gösterenlere karşı aslında dışlama uyguluyorlar. X takımının Y başarısı ile gurur duyarken Z takımının buna sahip olmaması durumunu göstererek bir dışlama uyguluyorlar. Bunun gibi örnekler çoğaltabilir, ama bunun gerçek nedeni çok daha üzücü bir sebep. İnsanların konuşabileceği ya da yaşayabileceği daha iyi bir konu maalesef yok. Ülkemizdeki insanların %60’a yakını gazeteleri okurken önce arka sayfa (spor bölümünden) başlıyorlar. Bu durumun gerçek nedeni, kişilerin yaşayacak ya da içselleştirecek hiçbir şeylerinin olmamasıdır. Bu durumun bize karşı bir faydası maalesef yoktur. İnsanların gündelik olarak spora ya da bu konu hakkında konuşmaya ayırdığı vakitle kendilerine ve geleceklerine çok daha faydalı şeyler yapabilirler.

 

read more
Bilgi

Bob Marley ile Dünyaya Yayılan Bir İnanç: Rastafari

Rastafari

Rastafari hakkında bir şeyler duymuş olmalısınız. Hadi işinizi biraz daha kolaylaştıracağım Bob Marley ya da Kadıköy barlar sokağında sıklıkla gördüğünüz rasta saçlı kişiler mesela… Ama aslında bu iki simgesel duruşun da bir dinin yansıttığı hayat biçiminden geldiğini Bob Marley’i dinleyenler de farkında değil, Rasta şeklinde saç yaptıranlarda. Size bugün Rastafari hakkında bilgi vermeye çalışacağım.

Bu düşünce akımı, müzik ve özgürlüğün getirdiği güç ile evrensellik, kardeşlik, sevgi, saygı, barış noktalarını birleştirerek tek yapıda olduğu bir dünya hayalini kurar. Ayrıca ırksal düşmanlığa, dünya barışına ve kapital düzenin getirdiği bütün eşitsizliklere karşı da baş kaldırarak duruşunu belli eder.

Rastafari ve Maruijuana Birlikte Anılması Yanlış

Maruijuana ve herhangi uçucu madde bilinçli ya da doğru şekilde tüketilmelidir. Bunun bilinçsiz veya kişinin haddinden fazla tüketmesi durumu zarar yaratabilir. Asıl meselemize geçersek de, Rastafari doğrudan Maruijuana içmeyi desteklemez. İsteyen kişiler ruhani olarak, ayinlerini daha içten ve daha konsantre yapabilmek için tercih ederler. Mesela Snoop Dog; kendisi bir Rastafari temsilcisi gibi gözükmektedir. Aslında kendisi de böyle bir anlayıştan mutlu sayılmaz, ama uyuşturucu ile dini bir akım birlikte anılmamalıdır.

Rastafarian

Rastafari İçin Halie Selassie İsa’dan Sonra Gelen Mesihtir

Kendisi ne reenkarnasyon ile var olmuş bir kişi olduğunu iddia etti ne de bir kez Hz. İsa ile bir bağlantısı olduğunu… Ama o Afrika halkları için yaptığı sömürgeleşmeye karşı eylemleri sayesinde bütün bir halk tarafından Mesih ilan edildi. Bu tür güçlü liderlik vasıfları ona dini kimlik yüklemek için fazlası ile yeterli oldu. Bu kadar güçlü bir lider için sadece alkış tutmak kaldı.

Ital Diyet

“Ital” kelimesi Rastafari için büyük bir öneme sahip. Çünkü her toplumun içerisinde yer alan uyuşmazlıklar bu toplum içerisinde de yer alıyor. Vejeteryanlar ve veganlar ile kıyaslanan Ital isminde bir diyet durumları var. Bu diyet durumunun merkez düşüncesi, işlenmiş gıdalardan ve içeceklerden uzak durmaktan ibaret. Yedikten sonra içimizde çürüyeceğinden korktukları için kırmızı et tüketimi yok. Ancak İncil’de balık yemenin bir problem yaratmayacağından söz edildiği için yiyenler mevcut. Ama asıl odak nokta sağlıklı yemek yemek!

İnanç Bedenden Başlar

Rastafari’nin oluşturduğu inanç sistemine göre, beden ilk tapınak yerinizdir. Bunun için de tapınağınıza yani kendinize çok iyi bakarak yaşamalısınız. İlk olarak az önce bahsettiğim Ital diyeti ile başlamanız gerekiyor. Aslında et yemeden de hayatımıza devam etmek çok zor değil ama ülkemiz başta olmak üzere Veganlık ve Vejeteryanlık artık çok pahalı zevkler olarak nitelendirilen bir duruma dönüştü. İşin asıl ilginç tarafı ise saçlarımızı uzatmamız ve onu doğal bir madde ile bağlamamız gerekiyor. Bunun gibi küçük ayrıntılar sayesinde bedeniniz ile bütünleşmeye ve tapınağınızı saygılı hale getiriyorsunuz. Bedeninize dövme yaptıramazsınız ve ona zarar veremezsiniz. Rastafari inancına göre bedeninizi eğer bir uzvu koparsa ya da sizin bilincinizde kesilirse cennete gitmeniz mümkün olmuyor. Bu yüzdende Bob Marley’in ölümü gerçekleşti hatta. Bob Marley futbol oynarken ayağını taşa çarpıyor ve bu sırada ayak baş parmağı kangren oluyor. Ardından kesilmesi gerekiyor ancak inancı yüzünden kesilmesine izin vermiyor. Kangren vücuduna yayılıyor ve yavaşça onu öldürüyor

Nasıl Ortaya Çıktı?

Jamaika’ya Afrika’dan köle olarak sürgün edilen ve buna zorunlu tutulan siyahi topluluk tarafından ortaya çıkartıldı ilk. Gücü kaybeden bu halk, gücü ve sükûneti tekrar hissedebilmek için yollar aramaya başladı. Ve Rastafari doğdu. Hayatı geri kazanmak isteyen bu halk için belki de bu tek yoldu. Bölücü, baskıcı ve emperyalist ülkelere karşı ortaya çıktı ve savaşını bütün dünyada sürdürmek için müziği kullanmaya başladı.  Son olarak bugün ki şekline ulaşmasında Marcus Garcey’in bakış açısı etkili oldu.

 

read more
Bilgi

Kampçılığa Yeni Girenler İçin Tavsiyeler

Kampçılık

Kamp yapmak olayını bir tatil olarak nitelendirmemelisiniz. İlk olarak bunu kabul edin, hatta bir haftalık bir kamp olayının ardından birkaç dün ekstradan dinlenmeniz gerekebilir. Kamp kültürü genel olarak zor bir süreçtir ama inanılmaz maceraları kısa süreye sığdıracağınız bir dönemdir. Yaz ve kış kampçılığı olarak ikiye ayırabiliriz durumu ama yeni başlayacak kişilere kesinlikle kış kampçılığı ile başlamasını önermiyorum. Çünkü bu biraz daha profesyonel teçhizat ve tecrübe gerektiren bir durumdur. Ben de o yüzden biraz daha yaz kampçılığı hakkında temel bilgi ve birikimlerimi aktıracağım.

Kapadokya Kamp
Kapadokya Kamp

Kamp yapmak için ihtiyacınız olan ilk şey ortalama iki kişilik bir çadırdır. Eğer sevgiliniz, eşiniz ya da yakın bir arkadaşınız ile gidiyorsanız tek bir çadır işinizi fazlası ile görecektir. Kamp yapacak yerinizi güneş batmadan önce belirleyin ve buna göre hazırlıklarınızı tamamlayın. Dere kenarına ya da su yatağına sakın kamp yapmayın! Çünkü olur da bir yağmur yağarsa, o zaman işin rengi değişir. Rezilliği gerçekten dillere destandır. Mümkün olduğu kadar zemini düz ve taş olmayan bir yüzey üzerine tercih edin. Mümkün olursa yanınızda hamak taşıyın, ama araç ile seyahat eden kişilere bunu öneriyorum. Çünkü ortalama bir hamağın tahtaları 90 cm civarındadır ve ağırlığı 3 kg kadardır. Bu da bildiğiniz gibi ekstradan bir ağırlık yapar. Benim gibi böcek, örümcek korkunuz var ise ve sinekler ile aranız iyi değilse mutlaka bir koruyucu sinek kremi alın. Lazım olmaz demeyin, cidden olacak.

Gelelim bir diğer önemli konuya, kesinlikle yediğiniz içtiğinizi toplayın. Doğayı nasıl bırakırsanız o şekilde bulacağınızı unutmayın. Açıkta yiyecek, içecek bırakırsanız börtü böcek anında iş olur yemeğinize. Ayrıca çevrede farklı aç hayvanların da dikkatini çeker. O yüzden de mesela ayakkabılarınız ile çadıra girmiyorsanız, giymeden önce ayakkabınızın içini iyice kontrol edin. Yanınıza ince bir yağmurluk da alın. Mümkün olduğunca yanınıza su depolayarak hareket edin.

Kamp alanının çok yakınında ateş yakmayın, mümkün mertebe en azından beş ya da altı metre mesafe bırakın arasında. Uyku tulumu yaz için çok önemiyorum. Ama ilerleyen safhalarda ne fark yaratacağınızı anladığınız zaman satın alabilirsiniz. Kamp çatal bıçak setleri var. Çok ergonomik bunlar işinizi görecektir, hatta tencere tava bile kamp için özel hazırlamışlar. Küçük bir eczane seti de temin ettikten sonra her şey hazır!

read more
Bilgi

Yayınlandıktan Sonra Hemen Yasaklanan Klipler

Sansürsüz Müzik

Bazı şarkılar vardır, hayatımız boyunca onlara yüklediğimiz anlamlar ile hiçbir zaman unutamayız. Mesela Türkiyem şarkısı buna örnektir, yayıldığı dönem böyle bir şarkı için mükemmeldir ve herkes bu şarkıyı ezberlemiştir. Ama asıl bugün değinmek istediğim klipleri ile gündeme gelen şarkılar. Öyle ki daha önce adını bile duymadığınız şarkıların o kadar ilginç klipler ile yasak aldığını söyleyeceğim ki şaşıracaksınız. Genel tema olarak cinsellik gözükse de aslında uyuşturucu ve alkolün özendirici etkisi sert şekilde gözüküyor. Daha fazla lafı uzatmadan bu kliplere geçelim;

Thundercat – Oh Sheit, It’s X!

Müzik elektronik bir tarz. Genelde hafif partilerde, küçük kaçamaklarda çalınacak bir tarz. Neysem; Klipte bir kedi, uyuşturucu satıcı olan dişi bir kargaya giderek pazarlık yapmaya çalışıyor. Sonrasında Kargaya aşık olup onun ile sevişmeye çalışıyor. Gerçekten renkleri çok sert olan bir klip.

Smack My Bitch Up by The Prodigy 

1997’den beri bu klip benim kanayan yaramdır. Hem şarkı, hem de klip olarak ayrı ayrı sanat eseridir aslında. Klibinde bir erkeğin hayal ettiği her şeyi bir gün içinde yaşayan birinin hikayesi anlatılırken, şarkı aşırı sert bir uyuşturucunun geçiş süresini simgeliyordu.

Rammestein Pussy

Rammestein’i en azından bir kez duymuşsunuzdur. Her zaman farklı konular ile dikkat çekmeyi seviyorlar. En son Nemfomanyak filminin soundtracklerini hazırladılar. Neysem efendim, bu müzik grubunda olan bütün üyelerin seks fantazilerini bir klip ile yayınlamışlar. Sansür mü? Kim sayar sansürü?

read more
Bilgi

Küresel Isınmaya Karşı Nasıl Önlem Alırız?

Küresel Isınma

Küresel Isınma ile ilgili en azından bir kez yazı okumuş ya da bir duyarlılık projesine denk gelmişsinizdir. Artık kutuplar üzerinde ki buzulların erimesi ve bu erimenin açtığı yan etkilere hazırlıklar ciddi şekilde artmaya başladı. Üçüncü dünya ülkeleri ve gelişmekte olan ülkeler bu durum hakkında çok fazla bilgi sahibi olmadan gündelik hayatlarını devam ettirse de, gelişmiş ülkeler sorunun farkına vardı. Dünya birkaç asır içinde büyük bir su problemine hazırlanıyor. Biz de yazımıza geçmeden önce size küresel ısınmayı hatırlatmak istedik;

Küresel Isınma nedir?

İnsan yapımı nedenlerle atmosfere bulaştırılan gazların oluşturduğu varsayılan sera etkisinin sonucunda, Dünya içerisinde yıl süresince kara, deniz, havada belirlenen ortalama sıcaklık artışının genel ismidir.

Küresel ısınma ile ilgili veriler 1800’lerin sonları 1900’lerin başlarına dayanıyor. İlk yapılan ölçümlerde sıcaklık 0.4 ile 0.8 derece arasında artış gözlendi. 2016’ya geldiğimizde ise o dönemden öngörülenin artışın yaklaşık 8 katı daha hızlı şekilde artış olduğu ortaya çıkıyor. Savaşların ve teknolojik ilerlemenin faturası olarak gözükmemeli bu durum. Savaşın gereksizliği ortada olan bir gerçektir, ancak teknolojik aletlerden kaynaklanan bir sebepten doğrudan bahsedemeyiz. Sanayi devriminden itibaren düzenli olarak yok ettiğimiz ve zarar verdiğimiz ekosistemin artık yaşamak için bize ihtiyacı var.

Küresel Isınma Nedenleri?

Fosil yakıt yakılması kesinlikle en büyük nedenler arasında yer alıyor. Kömür, petrol ve doğal gaz kullanımının orantısızlığı ve ardından yeni yaşam alanları uğuruna bilinçsizce tükettiğimiz ormanlar, küresel ısınmaya davetiye çıkartan büyük nedenlerdir. Ayrıca yemeklerde kullandığınız ve tekrar kullanmadığınız yağı lavabodan dökmek de çok büyük bir hatadır. Çünkü bu yağ lavabo ile suya karışacak ve su da çözülmeyecektir. Bilinçsiz su kullanımımız da bunda etkendir. Biz farkına varmadan bir çok kez suyu ziyan ediyoruz ve bu yüzden de geleceğimizi riske atıyoruz. Bilinçlenmek için hala zamanımız var.

read more
Bilgi

Hayata Bakış Açınızı Etkileyecek Felsefi Filmler

The Fountain

Hepimizin bazen düşünce sistemimizi değiştirecek dönüşümlere ihtiyacımız olmuştur. Bazen bu bir şarkı ile bazen de bir sanat eseri ile meydana gelir. Ama içten içe bizi etkileyen filmler de olmuştur. Bazen sonlarında yaşadığımız şok ile bazen de filmlerin bizim üzerimizde uzun süre bıraktığı etkileyici replikleri ile. Ama birazdan tavsiyesinde bulunacağım filmler, bunlardan çok daha fazlasını içeriyor. Felsefenin bütün içtenliğini ve taşıdığı derinliğe karşı sizi davet ediyor. İzledikten sonra hayatınızda ki bütün taşlar yerinden oynuyor. Sizi daha fazla bekletmeden bu filmleri sıralamak doğru olacak.

  • Sofinin Dünyası

Kitabı ile aynı isimde yayınlanan filmi, kitaptan tabi ki eksik. Bu noktada okuduktan sonra filmi izleyen herkes hep fikirdir. Size basit olarak 12 yaşında bir kız çocuğunun dünyayı değiştirebileceğini söylesem ne derdiniz? Ama bahsettiğimiz dünya onun ki olduğunu da ekleyelim. Bir kız bulduğu mektuplar ile felsefe dünyasına giriş yapıyor, sonrası mı?

  • Matrix

Şimdi bu metni spoiler vermeden yazmanın mümkün olmadığının farkına vardım. Ama denemeden bilemeyiz. “Simülakrlar ve Simülasyon” hakkında hiçbir şey duydunuz mu? Jean Baudrillard’ın eşsiz bir eseridir. Ve Matrix aslında büyük bir alıntı yaparak bu kitabı hikayeleştirerek Matrix’e döndürmüştür. Kitap mı ne hakkında? İşte asıl değinmemiz gereken konu bu olmalı…

  • Amadeus

Amadeus Mozart. Sanatın ve Opera’nın eşsiz bir bütünlüğü. Çocuk yaştan beri mükemmel bir yükselişin hikayesi. Ancak gerçek hayatında da bir o kadar başarısızlığın simgesi. Tanrının doğrudan ona verdiği şans ve yetenek ile yükselerek, anlayabilen kişiler için Tanrının sesi olmayı başarmış bir kişidir. Ancak Antonio Salieri onu anlayabilmiştir. Antonoio Salieri ise şanssızlığını çok çalışarak geçmeyi başarmış ve bütün dünyanın en iyi operacıları arasına o dönemde girmiş bir insandır. İkisinin tanışmaması mucize olacaktır. Ufak bir spoiler vermezsem ölürüm…

Hikaye Habil ve Kabil hikayesinin farklı bir uyarlanışıdır aslında.

  • The Fountain

Hugh Jackman’ı tanımayanınız yoktur (Wolwarine). Kendisinin bu filmi izlemeden önce İstanbul da müzikal yapımını da seyretmiştim. Fena da oyunculuk sergilemiyor. Ego olayı gerçekten çok düşük. Ancak bu filmi izleyince kendisine karşı eleştirilerim %100 olarak değişti. Filme dönersek, varlık felsefesinin ve hayata baktığımız pencerenin genişliğini ve darlığını size fazlası ile düşündürüyor. Sevdiğimiz insanların kaybına karşı duyduğumuz pişmanlıkları tek, tek düşündürtüyor.

  • Seven Years in Tibet

Brad Pitt’i, Brad Pitt yapan film hangisi mi? İşte bu film! Tibette yedi yıl, izlenilebilecek en güzel oyuncu performansına sahip filmler arasında. Film sanki Brad Pitt için özel yazılmış gibiydi. Her şey çok uygundu onun tarzına. Film ise sizi modern dünyadan ve sahip olduğunuz bütün ahlaki değerlerden uzaklaştırarak gerçekten etikliğinizi sorgulatmaya itiyor. Değer, izleyin.

  • Requiem For a Dream

Şimdi bu filmi buraya koyup koymama konusunda çok gidip geldim. Ama Jared Leto’nun hali hazırda bir filmini daha koyacaktım ve ikincisini de koymamı hak edecek kadar iyi bir oyuncu olduğu için ısrar ile koymaya karar verdim. Film insanların erteleme dürtülerine ve anlık hırslarına karşı nasıl yenik düştüğünü anlatan bir yapım aslında. Dürüst olalım, bu filme ne anlam yüklerseniz o anlamı çıkartabilirsiniz. İzlemeden ölünmemesi gereken bir yapım. Sayacaklarım ve saydıklarım bir yana Requiem for a dream bir yana…

Kış bölümü boyunca her izlediğimde tüylerim diken diken oluyor. Burada gönderme de mevcut bilmeyenler için. Vivaldi: Four Seasons.

  • Mr Nobody

Bir filmi anlatmak için, insan kelimeler ile savaşır mı? Gerçekten şu an size izlemeniz için ikna edebilecek kelimeleri toplarken zorlanıyorum. Mr Nobody çok kısa ve net olacak ama, garip bir film. Felsefi yönü ile ilgili eleştiri yaparken bile birkaç kez düşünüyorum. Filmi tersten başa düşünürsek gerçek anlamı ortaya çıkıyor ve basit bir sinema filmine dönüşüyor. Ama baştan sona eleştirirsek, işte o vakitte “Ne diyeceğim?” sorusu yineleniyor. Ters bir film, zor bir film. Ama diyaloglar ve sahneler tek tek sanat eseri…

  • Fight Club

Şimdi felsefe dedik, hayata bakış açısı değişikliği dedik, tarz dedik, kıymet dedik… Ama ne eksikti? Tabi ki Fight Club! Yine, yeniden, yineleyerek söylüyorum, kitabı daha iyi. Valla bakın. Ama yapılmış en iyi ikinci kitaptan filme karşı uyarlama filmidir. İlki Yüzüklerin Efendisi. Kimse ses etmesin şimdi, yok daha iyileri var falan diye. Fan Boy olur kılıcımı çekerim. Gelelim Fight Club’ın felsefi boyutuna… Burada ki felsefi boyut sorgulama ve deşmek ile şekilleniyor. Genel olarak baş rol olarak, kapital sistemin hayatımıza direttiği her şeyi dürtüyoruz. Dürttükçe iyi mi oluyor? Daha da dibe giriyoruz. Ama film zaten bizden bunu istiyor.

Mobilya satın alırsınız. Kendinize dersiniz ki; Bu hayatım boyunca ihtiyaç duyacağım son kanepe. Kanepeyi alırsınız ve sonraki birkaç yıl boyunca, hangi işiniz ters giderse gitsin, en azından kanepe sorununuzu çözmüş olduğunuzu bilirsiniz. Sonra o güzel yuvanıza kısılıp kalırsınız. Bir zamanlar sahip olduğunuz şeyler artık sizin sahibiniz olur.

  • Waking Life

Bu filmi Kelsey ile birlikte izledik. “Bir film beyin nasıl yakar?” sorusu ile ilgili makale yazmak istersem eğer, bu filmi tekrar izlerim sonra yanmış beynimden kalan parçalar ile bu makaleyi yazarım. Film tam anlamı ile bir beyin yangını. Bu arada film dünya da ilk kez yarı animasyon tekniği ile çekilmiş. Yani yarı animasyon, yarı gerçek efektleri var. Tabi bu da yanan beynin renk ayarlarını kaçırıyor ya neyse… Film de felsefenin bütün post düşünceleri bir araya getirilmiş sahneler var. Bu sahnelerden oluşuyor filmin tamamı. Tavsiyem bir sahneyi bitirin, düşünün, yorumlayın, dinlenin, bir çay daha koyun, sigaranızı tazeleyin ve sonra diğer sahneye geçin.

read more
Bilgi

Yılbaşında Alınabilecek Hediyeler

yılbaşı için hediyeler

Yılbaşı yaklaşıyor. Çam ağacı, süsleri, hindisi, yaş pastası derken bir çok hazırlık da bizleri bekliyor. Bu tür hazırlıkların yanında sevdiklerimiz için hediye almamız da gerekiyor. Biz de sizlere yılbaşında sevdikleriniz için alabileceğiniz birkaç tane hediye tavsiyesi hazırladık. Şimdiden yeni yılınızı kutlayarak, en güzel zamanların sizin ile birlikte olmasını umuyoruz.

Sevgiliniz için hediye seçmek diğerlerinden daha zor. Biz de size bu konuda verebilecek birkaç tavsiye hazırladık. Öncelikle ne kadardır birlikte olduğunuz çok önemli. Ona göre alacağınız hediye daha da değerlenecek ya da basitleşecek. Daha yeni tanıştıysanız ve birkaç haftadır birlikteyseniz size tavsiyemiz, küçük basit ama kalıcı hediyeler. Çiçek gibi solacak bir hediye yerine çabuk adaptasyon sağlanacak eşyalar tercih edilebilir.

Ona özel bir çizim yaptırabilirsiniz. En çok bağlantılı olduğu eşyası ile ilgili bir yan eşya ona hazırlayabilirsiniz.

Uzun süredir birlikteyseniz, işiniz daha kolaydır. Mesela karşınızdaki kişinin ihtiyaçlarını daha iyi bildiğiniz için daha gerekli hediyeler alabilirsiniz.

Karşınızdaki kişi mesela iki üç yıldır aynı montu giyiyorsa ona yeni bir mont alabilirsiniz. Ya da sürekli  aynı atkıyı takıyorsa, yeni bir atkı alabilirsiniz. En kaliteli seçim ama takılardadır. Takılara kendiniz ile ilgili bir maneviyat da yükleyerek daha da değerli hale getirebilirsiniz. Mesela alacağınız takıya sizin en sevdiğiniz renk ile ilgili bir taşta koyarsanız, o her o takıya baktığında aklına siz geleceksiniz.

Yılbaşında Aile İçin En Güzel Hediyeler

Aileye hediye almak daha kolaydır. Onlar bizdir, biz de onlarız. Buna göre seçeceğimiz hediyeler konusunda daha yapıcı ve daha kalıcı hediyeler seçebiliriz. Doğrudan ihtiyaç analizi yapmak yerine onlar için lüks sayılabilecek bir kaliteye de gidebilirsiniz. Bütçe de sınır sizsiniz. Buna göre de davranmak daha doğru olacaktır. Ama çıtayı belirleyecek olan sizsiniz.

Anneniz için; ona yeni bir televizyon alsanız bile bu onun için şahsi bir hediye olacaktır. Onun ihtiyaçlarını doğru belirleyerek başlayabilirsiniz. Doğru analiz yapmanız annenizin kalbine giden en iyi yoldur aslında.
Babanız için; Babalar klasiktir. Sert görüntü altında aslında yumuşacık bir kalp vardır. Onlar yapıcı hediyeler yerine var olan düzeni daha da düzeltecek hediyelere bayılırlar. Mesela yeni bir araba yerine arabanın dikiz aynasına asılacak bir süs bile onları etkileyebilir. Onların duygusal olarak bağlantıda olduğu eşyaları seçin ve onlara sizin ile ilgili bağlantıları koyabileceği bağlantılar koyun.
Kardeşiniz için; onlar sizi dünya da en iyi tanıyan kişilerdir aslında. Siz onları düşündüğünüzü göstermeniz bile yeterli olacaktır. Buna göre çalışarak hareket edin. Çünkü onlar sizi, siz onları düşünmeden önce düşüneceklerdir. Amacınız sadece bu olmalı.

read more
Bilgi

Kısa Sürede İngilizce Öğrenme Yolları

İngilizce

Dünya da 18 yaşından büyük her dört insandan biri İngilizce konuşuyor. Bu durum da insanları daha da hızlı şekilde dil öğrenmeye itiyor. Eğitim sistemimiz bize ikinci dil olarak İngilizceyi öğrenmeyi zorunlu kılıyor. Ama sizce İngilizce ne kadar biliyoruz ya da konuşabiliyoruz? İlkokul dördüncü sınıftan itibaren zorunlu lise eğitimini içine alarak sekiz yıl boyunca İngilizce eğitim alıyoruz. Ama İngilizce konuşmamız başlangıç seviyesinden ileriye gidemiyor. Ardından konuşabilmek için kurslara gidiyoruz ya da bir çok eğitim seti satın alıyoruz. Ama yine de çözüme ulaşmaktan yine de çok uzak kalıyoruz. Peki bilenler nasıl biliyor? Nasıl öğreniyor? Eğer İngilizce öğrenmek istiyorsanız şu an doğru yerdesiniz.

İngilizce Öğrenme Yolları

İngilizce öğrenmek için ilk olarak bence kulak aşinalığı kazanmanız gerekmektedir. Bunu da kazanmak için İngilizce şarkılar izleyip, İngilizce filmler izlemekten biraz daha fazlası gerekir. Öncelikle Youtube, Facebook, Twitter gibi alanlardan İngilizce paylaşım yapan sayfaları daha çok takip etmek ile başlayabilirsiniz. Böylece İngilizce konuşulan alanlar etrafınızda daha fazlalaşmaya başlayacaktır. Sizin gördüğünüz ya da aşina olduğunuz Türkçe terimler ya da nitelendirmeler, İngilizce olarak nitelendirildikçe siz daha da aşinalaşmaya başlayacaksınız.

Peki bu yeterli mi? Tabi ki hayır. Ardından İngilizce öğrenme uygulamalarına geçiş yapacaksınız. Günümüzde elimizde telefon ile geçirdiğimiz zaman, maalesef ailemizi, sevdiklerimizi gördüğümüz zamandan çok daha fazlası. Yoğun bir şekilde telefona zaman vermediğimizin de farkındayız, ama insan hareketli bir canlıdır. Sabit durmamaktayız, buna göre de gittiğimiz yerlerde de boşluk sağladığımızda İngilizce çalışmak bizim için faydalı olacaktır. Bu uygulamalar çok sağlıklı çalışıyor ve reklama gömülü de değil. Bazıları ücretli versiyonları da mevcut ama önce ön sürüm ile başlayıp, ardından orijinal sürüme geçebilirsiniz. Fayda sağlamak için bu uygulamalara günlük birkaç saat ayırabilirsiniz.

En son aşama olarak da kendinize internet üzerinden bir mektup arkadaşı bulabilirsiniz. Dünya da tek İngilizce öğrenmek isteyen siz değilsiniz. Bu arkadaş bir Türk de olabilir bu yüzden. Kendinizi, günlük yaşantınızı ve neden İngilizce öğrenmek istediğinizi bu insanlara anlatmaya çalıştıkça fark edeceksiniz ki İngilizceniz her geçen gün iyileşecek. Ardından Skype gibi çeşitli platformlar üzerinden bu insanlar ile sesli görüşmeler yaparak duymak ve konuşmak konusundaki eksikliğinizi de kapatabilirsiniz.

İngilizce öğrenmek zor değil sadece siz kendinizi hazır hissettiğinizde girmeniz gereken bir yoldur. Hiçbir yol emek vermeden gidilmez. Pes etmeden denemeye devam edin.

read more
1 6 7 8 9 10
Page 8 of 10