close
Batum Gezisi

Malum doğum günüm yaşandı ve bitti. Ancak önemli olan öncesinde olan hazırlıktı. Doğum günüm için Seval ile Kasım ayı civarında buluşup, buluşamayacağımız hakkında konuştuk. Sağ olsun kırmadı beni Hollanda’dan gelmeyi teklif etti. Ama bildiğiniz gibi ülkemizde yaşanan terör olayları ve gündemin yoğunluğu nedeniyle hem yıl başı hem de doğum günüm için düşündüğümüz etkinlik için Türkiye çok uygun bir yer değildi. Biz de fikrimizi değiştirerek, daha önce Kelsey ile birlikte seyahat ettiğimiz Batum da etkinliği yapabileceğimize karar verdik. Bu arada fark etmişsinizdir ben yılbaşı çıkışlıyım. Velhasıl nasıl yapalım, nasıl edelim diye tartıştık durduk. Sonunda çekirdek kadroyu belirledik, plan, etkinlik, müze ya da hangi partilere gideriz hiç düşünmedik. Onlar bana güveniyordu ama ben geçen sefer Batum da bunları yaşamaya hiç fırsat bulamadım ki… Bu sefer de bulamayacağımdan emin bir şekilde gidiyordum. Neden Batum sorusu o gün de kafamı kurcaladı bugün de kurcaladı… Tabi Seval sadece üç-dört gün için gelmesi uçak biletine değmeyeceği için biz bir hafta minimum kalırız diye plan yaptık. Batum sorusunun yanıtı da aslında derinlerde… Ben bildiğiniz üzere Kelsey ile Batum da evlenmiştim (Paralel Evren Senaryoları: Bir Türk Bir Amerikalı ile Batum da Evlenebilir), sonrasında da orada olan vaftiz aileme orada olmak için söz verdim.

Kadromuz aslında oldukça sıra dışı kimlikli kişilerden oluşmaktaydı. Caner Soylu, konuşma bozukluğu ve sosyal sorumlulukları olmayan bir illüstratör. Onun ile Mert Volkan Gün isminde Samsun Kent Haber’in sorumluluğunu omuzlarında taşıyan bir arkadaşım aracılığı ile tanıştım. Yazmayı planladığım çocuk kitabına destek olabileceğini ifade etmişti.

Ekimizin diğer bir üyesi de Kadir Mert. Kadir ile dostluğumuz aslında birkaç ay öncesine dayanmakta. Kadir, sahibi olduğu OmuSozluk.com aracılığı ile tanıştık. Site içerisinde benim kadar onu tehdit eden olmamıştır sanırım. Ama bu tabi ki güzel bir dostluğun habercisi oldu. Kadir’in yazılımcı kimliği sayesinde hatta size şu an sesimi duyurduğum YazBuz.com’un temelleri de onun alın teri ile atıldı.

Seval ise benim yumuşak karnım, zayıf noktam, hayatımda ki değişmeyen tek yapı taşı. Seval ile üç yıl önce İstanbul Beşiktaş da çalıştığım spor salonuna gelmesi ile tanıştık. Kendisi Bahçeşehir Üniversitesinin, değişim öğrencisiydi. O zamanlarda dostluğumuz gelişti, sonrasında benim için iki kez daha Türkiye’ye geldi.

Aralık 25 olduğunda Kadir’in arabasında yola çıktık. Seval 26 Aralık da Batum Uluslararası Hava Alanına iniş yapacaktı. Onun için bir gün erken gitmenin faydalı olabileceğine kanaat getirdik. Sabah saat 7 gibi yola çıktık, yola çıkarken tabi benim unutkanlık yine üzerimde, çocuklar bana para veriyor puaça almam için. Fırına gidiyorum puaça almadan dönüyorum “Ne Aldın?” diye soruyorlar. “Islak mendil ve su”.

Yola çıkmamızdan bir saat sonrasında küçük bir sürpriz yaptı Kadir. Caner tabi arkada çoktan sızdı, co-pilotluk görevini ben üstleniyorum. Saat 14:30 civarında Sarp Sınır Kapısında olmayı başardık. Araç kuyruğu yaklaşık iki saat sürdü, bilmeyenler için araçlar içerisinde sadece araç sahipleri geçebilir diğer kişiler mutlaka yürüyerek geçmeleri gerekmektedir. Biz de öyle Caner ile birlikte Kadirin bekleyen konvoyun sonuna ulaşmasını bekledik ve sonra ayrıldık. Ben girişte olan Polis memuruna kimliği ve geçiş belgesini uzattım. Adam yüzüme baktı, evrak eksik dedi. Ne saçmalıyor diye “Anlamadım” dedim. “Annen ya da baban devlet memuru, çalışan kişinin kurumundan izin almadan yurt dışına çıkman yasak” dendi. Caner o an geri dönmek için adım attı, ama benim aklım Seval’deydi. Bir gün sonra uçaktan inecekti, onu Kadir ve Caner’in karşılaması gerekiyordu. Caner’e geçmesini söyledim, Kadir’e de gerekli talimatları verdim ve Sarp Sınır Kapısında tabiri caizse mal gibi kaldım. Annemi aradım, sağ olsun ertesi gün sabahtan kuruma ulaşmaktan başka şansının olmadığını öğrendik falan.

O gece kalacak ne yerim ne de bütçem de bunun için ayırabilecek ekstra bir yer vardı. Ben de yüreğimin sesini dinleyerek Artvin Kemalpaşa ilçesi yerine Hopa ilçesine ilerledim. Hopa da bir cafeye geçerek önce ısındım sonrasında da İnterrail Türkiye ve CouchSurfing de araştırma yapmaya başladım. Metin Toprak isminde çok saydığım ve sevdiğim bir Edebiyat öğretmenimiz var, yaşanan soruna karşı çok duyarlı yaklaştı sağ olsun. Hemen elinden geleni yaptı, bizi bir iki öğretmen arkadaşı ile irtibata soktu sonrasında da kalacak yer sorunu çözüldü.

Batum’a Geçiş

Ertesi gün bir şekilde Batum’a geçeceğimi bildiğimden rahat uyudum. Sabah hızlı bir şekilde Sarp’a yöneldim ve annemin faks yolu ile gönderdiği evrakların rahatlığı ile sınıra geçtim. Farklı bir Polis Memuru arkadaş bu sefer karşıladı, ekstra olarak benden pasaport da göstermemi istedi bu sefer. Annem memur olmasına rağmen bende Bordo pasaport bulunmaktaydı. Ama ben geçen yaz Kelsey ile gezerken sakladığım hatıra eşyaları bu pasaportun içerisindeydi. Ve içinde bir dolar da bulunmaktaydı. Ben de dikkatli olmasını içinde evrak olduğunu söyledim, adam gördü bir doları benim başımdan aşağı kaynar sular indi. Adam apar topar birkaç yere telefon açtı, arkama silahlı polisler geçti. Ben dedim şimdi boku yedin Anıl, bunu nasıl açıklayacaksın (Bilmeyenler için bir dolar FETÖ ile ilişkilendirilmiş bir paradır. Kendi aralarında bu şekilde etkileşim kurdukları söylenir). Ben korku ile beklerken polis memuru karşısındakinin mağduriyetini anlamak için hiçbir atakta bulunmadı. Biraz hır, biraz gür, biraz da neden geçtiğimi ve orada beni neyin beklediğini aktardıktan sonra geçtim. Sırf yolculuk öyküleri ile sekiz yüz kelimeyi tükettim. Ancak bana ölümsüz hatıra duygularını yaşatacak olanlar da gidişte yaşadıklarımdı.

Merhaba Batum!

Gitmem gereken yeri bilmenin rahatlığı ile elim ile koymuş gibi Kadir ve Caner’e ulaştım. Gittikten sadece yarım saat sonrasında Kadir ile birlikte Seval’i hava alanından almaya gittik. “Buluştuk sonunda!” dedim. Tabi ilk gün benim yol yorgunluğum ve orada olan vaftiz ailem ile görüşmem ile gitti. Ertesi gün şehirde gezmeye başladıktan sonra her sokakta her mekan da Kelsey ile küçük de olsa bir anım olduğunu fark ettim. İçimi deşen asıl kısım bu oldu sanırım. Ama bu seyahatin en güzel kısımlarından biri Seval ve Kadirin duygusal birliktelikleri oldu. Bu Haziran da onlar tekrar bir araya gelmek için sözleştiler. Böyle bir şeye aracı olduğum için çok mutluyum.

Daha fazla uzatmak istesem de sizin de vaktiniz olduğunu varsaymak istiyorum ve daha bir çok fotoğraf mevcut. Bu yaz Arjantin de görüşmek üzere….

Batum Sahilinde Selfie; Anıl Kölmük, Seval Özdemir, Kadir Mert
Batum Sahili
Batum Meydanında Yılbaşı Selfie; Anıl Kölmük, Seval Özdemir, Kadir Mert
Batum Yılbaşı Partisi, Batum Meydanı
Batum Surf Hostel Önünde Selfie: Anıl Kölmük, Seval Özdemir, Kadir Mert
Batum Surf Hostel
Batum Piazza Restoran Önünde Selfie: Anıl Kölmük, Seval Özdemir, Kadir Mert
Batum Piazza, Restoran İçerisi
Batum Piazza Restoran Selfie: Anıl Kölmük, Seval Özdemir, Kadir Mert
Batum Piazza, Restoran İçerisinde Selfie
Batumi Piazza
Batum Piazza

 

Tags : batum alışverişibatum alkol fiyatlarıbatum da ne ucuzBatum Gezisibatum gezisi blogbatum hakkında merak edilenlerbatum kumarhaneleribatum sigara fiyatlarıbatuma giderkenbatumda ne ucuzbatumda neler yapılırbatumda para değiştirme yerleri
akol

The author akol

2 Comments

Leave a Response

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.