close
Anıl Kölmük, Seval Özdemir, Amit Panchal, Ömer Kölmük, Efe Kölmük

Her yıl geleneksel hale gelen yeni yıl kutlamalarımızın bu yıl ki durağı maalesef Samsun’du (ironi değil, ciddi ciddi burada yıl başı mı kutlanır sorgulanır). Geçen yıl yaptığımız kutlamayı da Yeni, Yine, Yeniden Batumi Gezisi başlığından okuyabilirsiniz. Bu yıl misafir olarak gelecek kişiler Seval Özdemir ve Amit Panchal oldu. Tabi Samsun’dan katılan bir çok arkadaşım da mevcut, tek tek isimlerini ifşa etmek niyetindeyim tabi ki…

Her şey aslında yazının başında attığım geçen yıl ki Batum gezisinde başlamıştı. Gezide Kadir, Caner ve ben Samsun’dan orada olan akrabalarımın otelinde yılbaşını geçirmek için gidiyorduk. Seval de bize katılmak için Hollanda’dan uçak ile gelecekti. Ben sınırdan annem devlet memuru için geçememem, Hintli bir grup ile etkinliğimizi birleştirmemiz, kumarhanede 10 lari ile beş kişinin karnını doyurmasına kadar bir çok ölümsüz anıyı beraberimizde getirmiştik.

Anıl Kölmük, Seval Özdemir, Kadir Mert ve Murat yeni yıl kutlamaları için Batum Meydanında.

Tabi bir diğer faktör de Amitler ile birlikte eğlendiğimiz akşamdaydı. O akşam yaşananları hiç bir zaman unutamayacağım. Kadir o zamanlarda İngilizce konuşmak ile ilgili bildiği tek şey Help, Weed, Okey. Bir şekilde onları sarhoş ettikten sonra Kadir Hint’lilerden birini kenara çekerek bir saat belirli bir konu hakkında sözlü tartışma yaşadılar ama ikiside bundan zevk alıyordu. Benim bir gözüm her zaman üstlerindeydi, olabilecek kötü bir durumda müdahale etmek için bekledim. Sonucunda beni yanlarına davet ettiler, koşar adım gittim. Kadir bana dönerek “Bu amına kodummun oğluna bir saattir anlatıyorum, anlamıyor” dedi. Tam güleceğim Hintli’de bir ağızdan “Buna bir saattir Türkçe bildiğimi anlatamıyorum” diyor. Güzel zamanlardı…

2017 yılbaşısı ve 2018 yılbaşısı Amit Panchal’ın fotoğrafları ile gözükmekte.

Bir Sonraki Yıl Birlikte Olmaya!

Belirli bir alkol ya da uyuşturucu maddenin etkisinde verdiğim sözler ya da yaptığım eylemler çok başımı ağrıttı. Bu konuda kendimi bir türlü terbiye edemiyorum. Tabi ki Batum’da yine birlikteyken hep beraber söz verildi, bir sonraki yıl birlikte olacağız ne olursa olsun diye. Zaten Seval ile bundan önce üç kez yılbaşında bir araya gelmiştik, tekrar olmasını bekliyordum. Ama Amit tamamen piyango oldu. Bir şekilde irtibatta kaldık. Sürekli konuştuk, arkadaşlığımız ilerledi. Sevinçlerimizi, acılarımızı paylaştık. Ve Amit 25 Aralık akşamı Samsun Çarşamba Otogar’ına iniş yaptı. Lan ne işin var burada demek istiyorum ama diyemiyorum. Gelir gelmez söylediği söz zaten tatilin özeti niteliğindeydi “Arkadaşlarıma Samsun’a gittiğimi söylediğimde Samsung ile karıştırıp beni Kore’ye uğurladılar”.

Tabi bir yıl geçmiş aradan, Samsun gibi kısıtlı bir şehirde eğlence kültürünü etkileyecek tek şey bireysel çabalar ile meydana geliyor. Bu noktada Fatih Fırat Aydoğan’a çok teşekkür ederim. O olmasa bu kadar şeyin altından kalkmam mümkün olmazdı.

Ufak bir hatırlatma Kadir Mert’in katılması için her birimiz yoğun bir şekilde ısrar ettik ama kendisi şu anda Nepal’de bir çalışma hayatına adapte olduğu için gelemedi. Hain Kapitalizm! www.kadir.net üzerinden çalışmaları ve paylaşımları takip edilebilir.

Tabi ilk akşam geldi çattı. Yol yorgunuymuş, saatlere alışamamış, falanmış, filanmış atlatıldı hızlı bir şekilde tüketim toplumunun en hızlı anti deprasanları olan alkollere geçiş yapıldı. Ve ilk gecenin sonunda ki manzara bana hayatımın dersi niteliğindeydi.

Alkolün etkisi altında evin ortasında çadır kurduğumuzu sabah fark ettik.

Ve Kraliçe Sahaya Giriş Yapar

Aradan iki gün geçti, beklenen uçak geldi. Seval Özdemir sahalara geri döndü. Hayatında ilk kez Karadenize geliyordu, üçüncü kez ise Türkiye’ye. Bolca kahkaha ile onu karşıladık. Evde annem onun için de yemek hazırlamıştı ancak unuttuğumuz küçük bir ayrıntı mevcuttu, bu salak vejeteryan olmuştu.

Eve gelir gelmez hızlı bir şekilde yemekler tüketildi ve benim daireme geçiş sağlandı.

Tatil Başlamıştı, Plan ve Programı Kim Hazırlayacaktı?

Şimdi şöyle bir durum söz konusu. Kadir başta olmak üzere bu zamana kadar organizasyonlarıma katılan hiç kimse memnun ayrılmadı Seval dışında. Hemde hiç kimse. Gerçekten herkes bir kılıf uydurarak beni eleştirdi, ağzıma sıçtı bir şeyler oldu. Sikerler dedim bu sefer. Kontrol bende değil etken maddelerde olacak ve herkes bolca kafayı yapacak. Çünkü başka türlü bu tatili anlamlı kılmanın anlamlı olmadığını düşünüyordum. Kendi dairem vardı, ses problemi dışında hiç bir sıkıntı olmayacaktı. O halde Hangover tatil anlayışını devreye koydum. Geldikleri ilk günden, gittikleri güne kadar bir gün bile onları ayık dolaştırmadım. Sonunda Amit giderken “Hayatımın hiç bir döneminde bu kadar çok sarhoş gezmedim. Ama hayatımın en iyi tatiliydi” dedi. Seval de

Sahilde alkollerimizi alarak dostlarımız ile bir araya geldik. Anıl Kölmük, Seval Özdemir, Selim Yiğit Güçlü, Abdulkadir Sherif Hassan.

benzer şeyleri söyledi. “ÖVÜN BENİ!” diyesi geliyor insanın ama Samsun’un şartları belli. Amit’e okey ve tavla oynamayı öğrettik. Sonra baktık yenemiyoruz, Jenga oynayarak kumara döküp işleri Seval ile çıkarlarımızı korumayı bildik (Evet orospu çocuğuyum).

Yeni Yıl Akşamı

Yeni yıl akşamı geldiğinde hali hazırda grup yarı-yarıya aptallaşmaya başlamıştı. Herkesin üzerinde bir önceki akşamdan kalan baygınlık hali süregeliyordu. Ama Amit o arada Seval ve benim yeni yıl hediyelerimizi çıkarttı. Şimdiye kadar aldığım en hoş hediyelerden birisiydi. Amit bana ve Seval’e Hindistan yöresel kıyafetleri getirmişti. İnanılmaz keyifliydi bütün bir yeni yıl akşamı onun ile gezmek. Havalar biraz ısınsın Samsun işlek caddelerinde onun ile gezmeye sabırsızlanıyorum.

Anıl Kölmük ve Seval Özdemir Hindistan yöresel kıyafetleri ile yeni yıl gecesinde.

Bunlar dışında anlatabileceğim bir kaç şey daha mevcut;

  • Seval tatil boyunca sürekli erkek arkadaşı Erik ile konuştu. Bir noktada artık o kadar sıkıldık ki Amit ile ne konuşuyorsun bu kadar önemli dedik. Seval de bize dönerek “Erik’in babası iş bulmuş” dedi. Amit ile göz göze geldik ve “Very important amına koyim” dedik. Amit’in o an benim ile aynı anda Türkçe küfür etmiş olması hayatımda en çok güldüğüm anlardan birisiydi.
  • Yılbaşı gecesi davetimi kırmayarak gelen Yeşim Erdoğan, kuzenim Ömer Kölmük ile aralarında geçen bir diyalog bütün bir geceye damga vurdu. Ömer, Yeşim ile konuşurken fazlalık kilolarından şikayet ederken (1.70 boy 110 kilo), Yeşim ona “Çok da kilolu görünmüyorsun” dedi. Ömer biraz duruldu ve elinde olan bardağı fondip vurarak “Biliyorum, biliyorum kiloluyum ben” dedi. Yeşim tam söze girecekti ki Ömer işaret parmağı ile Yeşimin yüzüne işaret yaparak “Kiloluyum ben” dedi.
  • Bütün bir tatil boyunca Amit, Seval ve ben İngilizce konuştuk ve kimse bizim ne konuştuğumuzu anlamadı. Herkes bize aptal turist muamelesi yaptı. “Do you speak English?” sözüne vuku bulamadık yani. Ama dolmuşta Amit ile Türklerin neden İngilizce bilmemesi üzerine tartışırken ben Türklerin eğitim sisteminin aptal olduğunun ve Türklerin İngilizce konuşma ihtiyacı olmadığını anlatırken, arkamızda oturan on üç yaşında kız İngilizce “Benim öğretmenim iyi öğretiyor” dedi. Utancımızdan Amit ile erkenden inmek zorunda kaldık dolmuştan.
  • Emre Toksöz, Fırat, Amit ve ben bir akşam bira içiyorduk. Kimse, kimin kaç tane bira içtiğini saymıyor, herkes keyfince takılıyordu. Emre nedendir bilinmez bir anda söze atılarak “Şimdi Anıl sen kaç bira içtin? 3. Tamam. Fırat sen kaç bira içtin? 2. Tamam. Amit sen kaç bira içtin? Bira, bira kaç tane? Anıl sorsana, hea tamam 3. Ben bir tane içtim. O zaman sıra bende, ben bir tane daha bira içiyorum” dedi. Kimse ne olduğunu anlamadı.
  • Egemen Çamlıbel, InterTurkey Samsun sorunlusu arkadaşımız (bilerek sorunlu yazdım) bize geldiğinde alkol tüketmediğini söyledi. En son Amit ile bardağa ne kadar alkol koyduklarına dair tartışma yapıyorlardı.
  • Kuzenim Aydıncan Yeşildal ile Seval gitmeden bir gün öncesinde televizyon istasyonuna çıkmaya karar verdik. Araç Doğan SLX. Lastikler kabak. Yol karlı. Sis içinde görüş 3 metre. Peki sonuç. Aydıncan kafaya koyunca mümkünatı var mı çıkmamamızın, tabi ki yok. Çıktığımızda bir dağ evi gördük terk edilmiş. Kimse içine girmeye cesaret edemiyor. Peki gaza gelen ilk kim oldu? Tabi ki ben. Sonucunda içeride bok varmış gibi arayışa geçtik, sonra da koşar adım kaçtık.
  • Samsunda grup olarak dans etmek ve bir gece kulübünde eğlenmek istedik. Herkesin ortak tavsiyesi bunu yapmamamız üzerineydi. Ben yine de çoğunluğun sözünü dinlemeyi siktir ederek, arkadaşlarımı takip ederek onları Lucca’ya götürdüm. Ne mi oldu? Son pişmanlık, neye yarar? Her şeyin bedeli var. Buraya kadar… Kavga ettik ne olacak amına koyayım. Bildiğin Lucca’yı pavyona çevirmişler. Sikeyim Samsun’da ki eğlence kültürünü.
Egemen Çamlıbel, Seval Özdemir ve Anıl Kölmük birlikte deniz kenarında.
Tags : amit panchalanıl kölmükefe kölmükömer kölmüksamsun partisamsun yeni yılsamsun yeni yıl eğlencesisamsun yeni yıl gecesisamsunda gece partisiseval özdemir
akol

The author akol

Leave a Response

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.