close
Yasak Tabelaları

Yasağın cazibesi, cezbediciliği ve kışkırtıcılığını daha önce duymuş muydunuz? Yasak kelime anlamıyla, herhangi bir şeyin yapılması karşı konulan yasal ya da yasal olmayan bir engeldir. Kelime anlamında açıkça gözüktüğü gibi çok geniş bir kapsama sahiptir. Toplumsal normlardan, yasalara kadar uzanan bu kapsam, genel bir kitleyi etkileyebileceği gibi bireysel olarak etki alanını kısıtlayabilir. Tümevarımsal şekilde yasağın cezbeciliğini, nedenlerini ve etkilerini yazı içerisinde inceleyeceğim. 

Neden Yasak?

Yasağın cezbediciliğine geçmeden önce, yasakların neden yasak olduğunu irdelememiz gerekmekte. Yasağın kapsamı çoğu kişi için üzerine düşünülmeyen bir alandır. Ancak bireyin gündelik hayatı, iş hayatı, kişisel hayatı, misyonu, vizyonu ve değerleri tamamen yasakların sınırları ile örtülü olduğundan dolayı, çoğu kişi yasaklarla yaşadığının farkında değildir. Yasaklar toplumun yapı taşı olan kültürle doğrudan ilişkilidir. Bu yüzden değer, norm ve yasaların işlemeye devam etmesi için yasaklar hayati önem taşır.

Küreselleşen 21. yüzyıl toplum yapılarında ise yasağın en büyük bağlayıcılığı devlet sınırlarıyla çizilmiştir. Politik ve kapital anlamda güç sağlamayı başaran ülkelerin sahip olduğu kültürü, sömürgecilik yoluyla diğer ülke kültürlerinin üzerinde tutmuştur. Bu durum ülkelerde hali hazırda olan giyim, inanç ve yaşam şeklini doğrudan etkileyerek tek bir çizgi üzerinde tutmuştur. Kültürün tek bir çizgide ilerlediği yaşam standartlarında ise yasakları değiştiren tek ayrıntı yasalar olmuştur. Yasaların bağlayıcılığı da devletin bilmediği suçlara yansıması mümkün olmayacağından ötürü, yıkılması çok kolay bir engele dönüşmüştür.

Hükümetlerin bağlı bulundukları politikalara göre normları, kültürü ve değerleri etkilemesi, yasakların delinmesi kadar oluşturulmasının da ne kadar kolay olduğunun ispatı niteliğindedir. 1923’de Türkiye Cumhuriyetinin ilk Cumhurbaşkanı sayın Mustafa Kemal Atatürk ilan edildiğinde olan vizyonu ile 2018’de Türkiye Cumhuriyetinin ilk Başkanı olan Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyonları arasında olan farklar, yasal olarak da ortaya çıkabiliyor.

En basit örnek olarak, 25 Kasım 1925 yılında ilan edilen şapka kanunu örnek göstermek mümkündür.

Yasakları Delerken Vicdan Hürriyeti

Yasaklar nesnel olarak gözükse de aslında oldukça özneldir. Bu durum kitleden ayrı olarak, kişilerin bireysel olarak yasaklara karşı meylini de değiştirmektedir. Hükümetin politikasına bağlı olarak değişen değerler, yasalar ve kültürün etkisiyle, toplum içerisinde yaşayışın orta ve uzun vadede değiştirilmesi amaçlanmaktadır. Fakat sonucunda etki alanının bağlayıcılığı herkes için aynı seviyede kalmamaktadır.

Normal, yasalara bağlı ve toplumsal değerlerin bilincinde yaşayan bir insan düşünmenizi istersem sizden, aklınıza gelen insan tipi aslında bir standart ölçüsüdür. Her birimiz gündelik hayatımızda bu insan tipine en yakın şekilde yaşamımızı sürdürürüz.

Bireylerin genel anlamda tecrübeleri, mevcut yasaklara karşı gelme hürriyetini doğurabilir. Bireysel olarak kişinin kendine ihtiyaç olarak nitelendirdiği bir durumu, norm ve yasalar yasaklasa bile, birey bunu kendine mübah gördüğünde yasakların üzerine gidebilir.

Bir diğer önemli kısım ise toplumun barındırdığı değerler yerine kişinin etiği referans alarak yaşama çabasıdır. Etiğin, değerlerin aksine barındırdığı neden sonuç ilişkisi, kişinin yaşam standartlarını değerlerin üzerinde tutarak etkileyebilir.

Yasak Çekiciliğinin Tarihçesi

Yasak çekiciliğinin tarihi, mitoloji ve dinler tarihinde kendine fazlasıyla yer buldu.

  • Zeus, yaşayan bütün kadınlara karşı arzu hissediyordu.

  • Pandora meraklı bir şekilde en yasaklı olan kutuyu açtı ve kötülükleri serbest bıraktı.

  • Adem ve Havva yasak ağaçtan meyve yedi.

Akla gelen ilk örnekler bunlar olsa da tarih, kültür ve din alanında çok geniş bir listeye ulaşmak mümkün. İnsan şüpheciliği yasağın neden yasak olduğunu sorgularken anlam üretmek için yasağın üzerine gitmeyi çoğu zaman göze aldı. Böylece mitler günümüzde bize gelinceye kadar yasağı delmenin bedelini bize sert bir şekilde yansıttı. Yukarıda verdiğim örneklerden biri olan Adem ve Havva’nın yasak ağaçtan elma yemesi, İbrahimi Dinler içerisinde kendine insanların cennetten ayrılarak dünya da yaşamaya mahkum olma nedeni olarak aktarıldı. Yasağı delmenin bedelini kültür, din ve mitler içerisinde çocuk yaştan itibaren içerisinde olduğumuz toplum yapısı sayesinde öğrendiğimiz için farkında bile olmadan yasaklara bağlı olarak yaşamaktayız.

Yasakları Neden Deleriz?

Yasakları delerken insan psikolojisi kazanacağı şeyin sağlayacağı ödülden çok o an yaşadığı psikolojiye bağlı olarak farklı ihtiyaçlarını karşılamayı göze alabilir. Örneğin hız sınırı olan bir yol içerisinde, sınırı geçerek seyahat eden biri bunu bir ya da birden fazla ihtiyacını karşılamak için yapabilir. Bu ihtiyaçları:

  • Yasağı delmenin adrenalinini yaşamak.

  • Diğer insanlardan kendini farklılaştırmak.

  • Yasağı delmenin sonucunda kazanacağı ödüle odaklanmak.

Hız limitini geçme örneğinden de anlaşılacağı gibi, yasağı delmenin insan psikolojisinde olan yeri oldukça basit bir noktadadır.

Yasağı delmenin adrenalini yaşamak, monoton ya da tek düze hayat yaşayan kişilerde ya da kaybedecek çok bir şeyi olmayan kişilerde gözlemlenebilen bir durumdur. Tek düze yaşayan kişiler hayatlarına renk katmak için küçük yasakları delmeyi göze alabilirler ancak daha büyük yasakları delmek konusunda kaybedecekleri şeyler (statü, yasalar ve normlar) yüzünden biraz daha ölçülü davranırlar. Kaybedecek bir şeyi olmayan kişiler ise, kazanma duygusundan daha çok yaşadıkları adrenalin ile hayata bağlanırlar. Bu noktada da ne kadar risk barındırdığı bir önem arz etmeden yaşam standartlarını adrenalin ve risk üzerine inşa ederler.

Diğer insanlardan kendini farklılaştırmak, bireylerin kendi benliklerini uyandırmak için ihtiyaç duyduğu bir eylemdir. Kişi kendini farklılaştırmak adına statü kazanmayı, sanata yönelmeyi, eğitim alanında başarı kazanmayı sağlayabilir. Fakat bu konularda başarı sağlayamayan ya da yönelmeyen kişiler ya da gruplarda ise yasak olan şeyleri başararak kendini vurma gözlemlenmiştir. Kişi kendine oluşturduğu bu karakter ile yasaları, normları ve yaptırımları göze alarak kimlik inşa eder.

Yasağı delmenin sonucunda kazanacağı ödüle odaklanmak, en büyük yasak delme nedenidir. Eşini aldatmak, hırsızlık yapmak, cinayet işlemek ve daha nice örnek, kazandıracağı ödül sonucunda kişiyi tatmin edeceği için yasağı delmeye itmektedir. Kişi her zaman maddi karşılığı olan ödüllere odaklanmaz. Türkiye’nin doğu bölgesinde sıklıkla görülen töre cinayetleri buna örnektir. Cinayeti işleyen kişi ailesinin normlarını yerine getirerek saygınlık kazanmak ve ailesinin adını temizlemek için bunu göze alabilir.

Tags : kuralları neden yıkmak isterizkuralları yıkmakyasağın cazibesiyasak olan şeyleri yapmakyasaklar neden cazip geliryasaklar neden deliniryasakları delmekyasakları neden delmek isterizyasakların insan psikolojisine etkisiyasakların psikolojik etkisiyasakların psikolojisi
akol

The author akol

Leave a Response

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.