close
siyasetin esiri olarak eğitim kurumu

Her birimiz toplum tarafından bize dayatılmış olan başarı endeksleriyle eğitildik. Sınavlar’dan yüksek not almak, iyi okullara gitmek bunlardan birkaç tanesi. Bu kalıplaşmış başarı değerleri bizleri sindirmeye ve onların istedikleri gibi bireyler olmaya yöneltir. Bu yazıyı John Taylor Gatto’nun “Eğitim Bir Kitle İmha Silahı” kitabından esinlenerek yazıyorum.

J.T Gatto uzun yıllar öğretmenlik yaparken bir yandan da toplum yapısını inceleme fırsatı bulmuştur. Kitabında, eğitim sisteminin çıkar ilişkileri, geleneksel yöntem ve modern yöntemin politikayla bağlantısı derinlemesine incelenerek günümüzde olan eğitim standartlarından bahsetmektedir. Kitabın sonlarında ise olağan eğitim sistemi adına (normatif eğitim) olarak ne yapmamız gerektiğine de değinmektedir.

“Onlar beyin veya yetenek değil, sadece itaat istiyorlardı.”

Siyaset ve Eğitim İlişkisi

Siyasi otoriteler; kültür, din ve toplumsal normlar ile beslenir. Bu noktada ise bir virgül koymamız gerekiyor, çünkü otoriteler toplum üzerinde oluşacak çeşitliliği tekele indirmeye çabalar. Böylece karma bir sistem yerine tekil bir sistem ile çıkarlarına daha çabuk ulaşmaları mümkün olur. Bu yüzden de yıkılma tehlikesini göze alamazlar ve sürdürülebilirlik içinde birtakım yöntemler kullanırlar.

Normalleşme, toplumda otorite tarafından yönetilen en basit öğretilerden biridir. Belirli bir eylemi ya da davranışı toplum standartlarında yaparken aklımızda olan sınırlar otoriter normlardır. Norm yapıları sayesinde sisteme bağımlı, karşı çıkmayı bile düşünemeyen ve ölçüleri otorite tarafından belirlenmiş bireylere dönüşmemiz kaçınılmazdır. Okullarda ise; uslu, itiraz etmeyen ve puanları yüksek bireyler takdir almaktadır. İnovasyon ya da inovatif düşünceye bağlı olabilecek eğitim anlayışları maalesef eğitim müfredatımızda çok az yer etmiştir.

Öğrenim hayatının ilk başlangıcından itibaren müfredat; okul ve sınıf içerisinde uyumlu ya da sessiz olmamız konusunda bizleri eğitti. Ancak sadece okul içi değil, sokak hayatında da olan eğitim içerisinde başarılı olamayan ya da sorgulayan kişiler dışlandı ve gelişimleri sağlıklı sonuçlanmadı. Sistemi sorgulayan bireyler suçlanır, dışlanır ve farklılıklarından ötürü cezalandırılır. Eğitim içerisinde olan tek yapı yüzünden farklılık taşıyanların özellikleri yavaş yavaş bastırılır. Ölçüleri ve eylemleriyle standartlaşmış bir birey haline gelene kadar da üzerine toplumsal normlar uygulanmaya devam edilir.

Eğitim aileden başlar. İlk okullarımız da evimiz, mahallelerimiz ve sosyalleşme alanlarımızdır. Bu dönemde çevresel faktörler bizlerin özgürlüğünü ve hayal gücünü tamamen etkiler. Eğer bunlar kısıtlanırsa ya da standartlaşmış bir yapı konusunda ısrarcı davranılırsa, birey olarak kendimizi daha az düşünmeye yöneltiriz.

Eğitimin standartlaşmış kalıplarına son vererek, bireyleri uzmanlaşmak istedikleri alanlara yoğunlaştıracak eğitim modellerine geçilmesini umut ederek yazımı sonlandırıyorum.

Miray Ercan
Altınbaş Üniversitesi 

Tags : özgürleştirilmiş eğitimpolitika ve eğitimsiyaset ve eğitimsiyaset ve eğitim ilişkisisiyasetin eğitime etkileri
akol

The author akol

Leave a Response

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.