close
İstanbul Gece Manzarası

Yarın bunu okuyacak insana duyuru;

Bak canım kardeşim, sevgilim, insanım… Sen bunu okuduğuna göre ya yazıma zorla ulaşmış yada arzum ve talebim doğrultusunda okuyorsun. Sıkılma, bunalma sakın ha. Sana beni ya da sana seni anlatma çabası içinde karalamayacağım kağıdımı. Fakat ortam; Benim bunu yazarken alkol ve sigaranın diretmesi ile konu: Aşk, para veyahutta sekse itiliyor. Siktir edelim.

Bugün, şu an bu kalemi elinde tutan ben, az önce iş görüşmesine girip kendini pazarlayan benin aksine sana karşı dürüst yaklaşacağım. Çok değil yine birkaç dakika öncede hayatımın postasını koymuş biriydim. Kulağıma gelen Efe Türküsü buraya yansımayı hak etti şu anda. Konu yine dağıldı…

Misal etrafta herkes biri ile muhatap, kimi sevgilisi, kimi dostu, arkadaşı… Kıymetini bil! Ben sadece sana odaklandım. Garsonun getirdiği gaz ile ikinci birayı söylemem cüzdanım için külfete, benim için keyfe dönüştü.

Konu çok dağıldı bu yalnızlıkta… Haklısın sen de sıkıldın, bir de beni anla ama! Benim için belki de ilk defa fedakarlık yaparak bu saçmalığı okuyorsun. Ben ise ikinci birayı söylemem gerektiğini ancak fark edebiliyorum. Bu garson ama işinin ehli, iki hoş muhabbet, boş bardağı masadan kaldırıp ikinciyi getiriyorum diye bir diretme; Çerez de getir! Sanırım kalkmam gerekiyor, biram bitmek üzere ve garson gözünü masama dikti, üçüncüyü söylersem eve kadar yürümem gerekebilir. Konu mu? Konu buydu sayın okur. Şu an! Hayatımızda var olan bütün ayrıntılara, düne, bugüne, yarına inat! Şu an. Bir daha yaşayamayacak olduğumuz o tatlı, acı yada herhangi bir an!

Yavaştan toparlanırken kalemi cebime, yazımı ise size ulaştırma adına çantama koymak zorundayım. İkinci birayı söylemem hataydı, kabul ediyorum. Laf aramızda, aramız da yaşanan bu etkileşim için değerdi.
Anıl Kölmük
Tags : beşiktaş bar hikayeleridenemedeneme yazılarıdeneme yazısıhikayetaksim bar hikayeleriyazaryeraltı edebiyatı
akol

The author akol

Leave a Response

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.