close
Okunması Gereken Kitaplar

Ölmeden önce yapmanız gereken şeyler hakkında herkesin bir tavsiyesi ya da kendince bir tecrübesi olduğundan eminim. Ancak birazdan tavsiyede bulunacağım kitaplar bu konuda farklı bir aşamada. Bu kitapların içerisinde olan mesaj, enerji ve içerik hala yazıldığı ilk günde taşıdığı gücünü fazlasıyla hissettiriyor. Kitapların arasında bazı eserler dönemlerinde yasaklandı. Okuması, yayınlaması ve hatta barındırması bile gerçekten ciddi suçlardı.

Kitap tavsiyelerime geçmeden önce, bu eserlerin göreceli olarak benim tavsiyem olmadığının altını çizmek istiyorum. Mevcut tavsiyesinde bulunacağım eserler hali hazırda kendi branşlarının en iyileri olarak anılmaktadır.

1984 – George Orwell

Daha önce yazılan bir çok ütopik eserler vardı. Devletleri ilgilendiren, milletleri barındıran ve hayal edilen toplum örneklerini kapsayan… Ancak George Orwell bu rüyadan 1946 yılında uyanmış biriydi. Siyasetin, toplumun ve hayatın gittiği yönü çok çabuk kavradı. İnsanın organik yapısının aslında baskı unsurunun altında ne kadar çabuk evrilebileceğini ve kontrol edilebileceğini gözler önüne serdi. Eser hakkında çok fazla ipucu vermek niyetinde değilim, okumayan okurlarımın yerinde olup bu kitabı baştan okumak çok isterdim… Tadı halen daha damağımdadır.

Aslında George Orwell’in, bir diğer eseri olan “Hayvanlar Çiftliği” de farklı bir destandır. Lenin’in Sovyetler Birliği rüyası ve Stalin’in yarattığı korku toplumunu çok iyi ele alan bir eserdir. Onu da dip not olarak tavsiye etmeliyim.

Küçük Prens – Antoine De Saint-Exupéry

Küçük Prens

Siz hiçbir güle aşık oldunuz mu?”. Hikayeyi ya da konuyu anlatmadan önce bunu sormak zorundaydım. Küçük Prens aslında modern toplumda ve kapital dünya da bizim bütün ihtiyaçlarımızın altında ezilen kimliğimizi kurtarmak için mücadele eden bilincimizin simgesi. Başından sonuna kadar simgesel anlamlar ile süslenmiş bu kitap hem çocuklar hem de yetişkinler için oldukça kaliteli bir eseri.

Dönüşüm – Kafka

Kafka Dönüşüm

“Gregor Samsa bir sabah bunaltıcı düşlerden uyandığında, kendini yatağında dev bir böceğe dönüşmüş olarak buldu… “. Yanlış hatırlıyor isem lütfen düzeltin, Dönüşüm sadece 90 sayfalık bir kitaptı. Bu kitabı kapağı açtıktan yaklaşık bir-iki saat sonrasında bitirmiştim. Çok yakın bir dostum var Ordu Üniversitesinde Edebiyatçılık yapıyor, onu aradım. Dönüşüm dedim, Kafka dedim. Anlattı bir şeyler, ama anlattığını ben okurken fark etmemiştim. Sonra ben ona gördüğümü anlattım, o da benim gördüklerimi fark etmemişti. Dönüşüm öyle bir eser ki okuyan her perspektif üzerine farklı bir anlam yükleyebiliyor. Zaten sanat da bu değil mi?

Tutunamayanlar – Oğuz Atay

Tutunamayanlar

Selim Işık ölmedi, kalbimizde yaşıyor!” diye çığlık atarak yazıya başlamak istedim. Ama öldü bir kere, daha dönmez. Oğuz Atay da öldü… Oğuz Atay ve Olric arasında ki diyaloglar hakkında sosyal medya da bir çok yazı okumuşsunuzdur eminim. Hani okuduktan sonra birkaç saniye üzerine düşündüğünüz yazılar. Peki size bütün bir kitabın bu şekilde düşündürücü ve yorucu olduğunu söylesem. Zor kitap azizim! Çok zor. Yürek ister yani okumak ve bitirmek. Ama daha çok anlamak ve anlam yüklemek marifet sanırım.

Nietzsche Ağladığında – Irvin D. Yalom

Nietzsche At Arabası

Bazılarınız şimdi “Nietzche’nin orijinal kitaplarını koymadın, onu anlatan bir kitap mı koyuyorsun” diye kızabilir. Daha yazının sonuna mı geldiniz, yapmayın ön yargı. Eseri eğer kendi dilinizde okuyorsanız, çevirmen çok önemlidir. Ve görüyorum ki bu eser de çevirmenin büyük başarısı var. Daha önce çevirmen başarısı olarak gördüğüm bir diğer eser de Yüzüklerin Efendisi olmuştu. Çünkü Yüzüklerin Efendisi’nin yazarı Tolkien, bir dil uzmanıydı. Ve çevirmen bu işten sıyrılmak için çok ince bir harekette bulunmuştu, Elf’lere Orta Asya Türkçesi, Rohanlılara Osmanlı Türkçesi, Gondor’lulara da İstanbul Türkçesi ile çeviri yapmıştı. Tadından yenmemişti, okuyanlar bilir. Bu kitapta da ben aynı tadı aldığımı rahatlıkla söyleyebiliyorum.

Kitaba dönersek, Nietzsche hakkında hepimiz az çok bir şeyler duymuşuzdur. Hani “Tanrı öldü” lafı falan… Bu adamın bile bir insan olduğunu ve bir aşkın kollarında intihara sürüklenebileceğini anlatan bir eser işte. Çok ipucu verdim affedin, ama içine girdiğinizde çıkamayacağın bir eserden bahsediyorum. Ayrıca Nietzche’yi kim tedavi etmeye çalışıyor sizce? Tabi ki Freud!

Nietzsche eserleri tavsiye edecektim fakat, felsefi kitap tavsiyelerinde bunu yapmak daha doğru olur. Çünkü bu kitaplar gerçekten bana göre çok daha farklı yerdeler. İçinde sakladıkları enerji oldukça sıra dışı…

Tags : dünyayı anlamak için kitaplaren çok okunan kitaplaren çok okunan kitaplar listesien gerekli kitaplaren güzel kitaplarherkesin okuması gereken kitaplarkendini anlamak için kitaplarkişisel gelişim için kitaplarokunması gereken kitaplartoplumu anlamak için kitaplar
akol

The author akol

Leave a Response