close

Sanat

Sanat

Geçmişin Geleceğe Olan Yansıması: Westworld

WestWorld Anthony Hopkings

Geçmişin Geleceğe Olan Yansıması: Westworld

HBO şirketi bu sezon Westworld isminde bir diziyi yayınlayarak adından yine söz ettirdi. Bilmeyenler için HBO Game of Thrones dizisinin de yapımcı şirketi. Game of Thrones dizisinin iki sezon sonrasında yayın hayatının sonuna gelecek olması nedeni ile HBO yeni yayın alanlarına yayılmaya başladı. Daha önce Michael Crichton’nun 1973 yılında Kitaptan uyarladığı Westworld dizisini güncelleyerek yayınlama kararı aldı. Doğruyu söylersem ben de dahil bir çok konu hakkında bilgili izleyici ön yargılı yaklaşıyordu. Bu konuda ki ön yargımızı yıkan ilk detay ise ayrılan bütçeler oldu. Sonrasında oyuncu kadrosu açıklandığında ise, büyük bir bekleyişe geçmiştik. Çünkü baş rolde Anthony Hopkins gibi büyük bir üstat vardı. Sizin fikrinizi bilmem ama bana göre gelmiş geçmiş en büyük oyuncular arasındadır ve yaşayan bir efsanedir kendisi. Sonrasında ise genelde yan roller ile oyunculuğunu taçlandıran ve oynadığı bütün yapımlar ile kalite çıtasını belirleyen Ed Harris açıklandı. Dizinin mükemmeliyeti için her şey olurundaydı.

“Westworld Beklentileri Fazlasıyla Karşıladı”

Dizi içerisinde senaryo biraz ağır işliyor, diyaloglar çok önemli pozisyonda öncelikle bunu belirtelim. Nedeni de şundan kaynaklanıyor, kişilere senaryo içerisinde asıl verilmek istenen mesaj varlık felsefesinin gizemlerinde saklı. Yaratıcı ile insan arasında olan ilişkiyi, insan ve robot arasına sürüklüyor. Bu da sizin dizi de olan karakterler kadar kendinizi de sorgulamanıza neden oluyor.

Ayrıca değinmemiz gereken bir diğer önemli konu da dizinin baş rolünde olan Anthony Hopkins. Kendisi yeni başlayanlar için oyunculuk dersleri adı altında, bir rolün hakkı nasıl verilir size gösteriyor. Mimikleri, vücut dili ve ölçülü ses tonu ile her hareketinin yarattığı etkiyi, denizde olan dalgalar gibi gözlemleyebiliyorsunuz. Tek tek kıyıya vurduğu gibi bütün etkiler sizin üzerinizde de farklı etkiler bırakıyor. Bu konuda da tabi ki yardımcı oyuncuların önemi oldukça büyük. Yardımcı oyuncuların ve yönetmenin kalitesi, size asıl büyük oyuncunun etkisini daha çok hissettiriyor. Bunun ile ilgili altta olan videoyu İngilizce bilen arkadaşların izlemesini tavsiye ediyorum, İngilizce bilmeyen arkadaşlar için özet şu olur sanırım: Anthony Hopkins yedi saniye içerisinde dokuz farklı karakter mimiği takınabiliyor.

Tabi dizi hakkında söylenecek daha çok şey var, dizinin içerisinde olan evren bir oyun parkı olarak nitelendiriliyor bu tema hatırlayacağınız üzere daha önce Jurrasic Park da işlenmişti. Ancak Jurassic Park ile eşgüdümlü anmak WestWorld dizisi için büyük bir hakaret olacaktır. İçerisinde olan tema, imgeler ve taşıdığı mesajlar ile dizi sizi ve yaşadığınız toplumu fazlası ile sorgulamanızı sağlıyor. Üç sezondur yayında olan Black Mirror (Modern Dünyaya Paralel Bir Eleştiri: Black Mirror) dizisi de aslında farklı pencere de yer alsalar da genel olarak felsefenin benzer yapı taşlarını kullandıklarını söyleyebiliriz. Hayatta en güvendiğimiz alan olan kendi bilgilerimizi, epistemoloji penceresinde bakarak ne kadar doğru ya da bildiklerimizin bizim için doğruluğunun diğer insanlar için doğruluğunu sorgulatıyor.

Westworld için söyleyebileceğimiz en önemli şey, olmuş olduğudur. Bu dizi olmuş arkadaşlar.

read more
Sanat

Dünyayı, Toplumu ve Kendinizi Daha İyi Anlamak İçin Okunması Gereken Beş Kitap

Okunması Gereken Kitaplar

Ölmeden önce yapmanız gereken şeyler hakkında herkesin bir tavsiyesi ya da kendince bir tecrübesi olduğundan eminim. Ancak birazdan tavsiyede bulunacağım kitaplar bu konuda farklı bir aşamada. Bu kitapların içerisinde olan mesaj, enerji ve içerik hala yazıldığı ilk günde taşıdığı gücünü fazlasıyla hissettiriyor. Kitapların arasında bazı eserler dönemlerinde yasaklandı. Okuması, yayınlaması ve hatta barındırması bile gerçekten ciddi suçlardı.

Kitap tavsiyelerime geçmeden önce, bu eserlerin göreceli olarak benim tavsiyem olmadığının altını çizmek istiyorum. Mevcut tavsiyesinde bulunacağım eserler hali hazırda kendi branşlarının en iyileri olarak anılmaktadır.

read more
Sanat

Modern Dünyaya Paralel Bir Eleştiri: Black Mirror

black mirror

Black Mirror dizisi hepinizin bildiği gibi çok geniş bir hayran kitlesine ulaşmayı başardı. Peki diziyi diğer yapımlardan ayıran ve bu kadar gündemde olmasını sağlayan temel fark nedir, bunu birlikte inceleyeceğiz. Öncelikle belirtelim ki, dizi 3. Sezonundan itibaren Netfix ile yayın hayatına devam ediyor. Bu kadar güçlü bir yayıncı kuruluşun tabi ki dizi üzerinde bir etkisi olduğu aşikar. İlk iki sezona kıyas ile üçüncü sezonda yapım mesajlarını biraz yumuşatırken, oyuncu kadrosunu ve senaryosunu güçlendirdi. Hal böyle olunca da biz izleyicilere bu durumu sorgulamak kaldı tabi ki. Yine de izlediğim en iyi üç dizinin arasına girmeyi başardı ama.

Black Mirror Konusu Ne?

Dizi her bölümde farklı bir senaryo ile izleyicilerin karşısına çıkıyor. Bu bölümlerde ne dün ne de yarın tam olarak bugün işleniyor. Bugünün durumu ile ilgili distopik bir perspektif sağlıyor. Biraz bilim kurgu, biraz da sosyal hayatın üzerimizde oluşturduğu baskı, en çok da toplumsal roller ve statüler altında ezilmemiz ele alınıyor. Bir de ele alış şekilleri ve her bölümün sonunda yaşadığımız o şok etkisi bizi daha da bağlıyor. Mr Robot dizisi ile başlayan, Amerika’nın, Kapitalizmin ve Emperyalizmin kendini eleştirme furyasında, açıkça şunu söylüyorlar aslında: Biri bizi eleştirecek ise eğer, kimse bunu bizden iyi yapamaz. Ve bunu gerçekten görüyoruz.

Black Mirror Herkes İçin Uygun mu?

Aslında bu diziyi daha önce izlememiş ya da yabancı dizilere başlamayı düşünen insanlara özellikle tavsiye ediyorum. Bunun bir çok nedeni var; İlk olarak dizi ve filmler konusunda eleştirmenlik ve gerçekten kalitesini anlamak istiyorsanız çok iyi bir kıstas. İkincisi, bu dizi ile birlikte hayata bakış açınız daha farklı olacak. Daha çok sorgulayan bir yapıya bürüneceğinize garanti veririm. Örneğin spoiler sayılmayacak bir ince bilgi paylaşmam gerekirse;

3. Sezon 1. Bölümünde Instagram ve Facebook üzerinden yaptığımız paylaşımlar ile birlikte neden bu kadar çok ısrar ile like beklemek için kendimi sınırlandırdığımıza değiniliyor.

Bunun gibi farkında olduğumuz ya da farkına varacağımız bir çok şey hakkında bizi etkiliyor. Daha fazla zaman kaybetmeden izlemenizi öneririm.

read more
Sanat

Samsunlu Sanatçılar Çocuk Kitabı Projesi İle Buluştu

Samsunlu Sanatçılar Çocuk Kitabı Yayınlıyor

Samsunlu sanatçılar uzun vadeli bir projenin son aşamasına ulaştılar. Samsun’da yaşayan yazar Anıl Kölmük, ressam Caner Soylu ve solist Engin Uysal bir çocuk kitabı projesi ile birlikte hayranları ile buluşacaklar. Bu kitap projesi için birkaç yıldır düşündüklerini dile getiren sanatçılar, sanatın birden fazla yönünü bir arada kullanarak gelişimlerine ve sanata bakış açılarına katkıda bulunmayı hedeflediklerini söylediler.

Sanat Hepimiz İçin!

Yazar Anıl Kölmük projeleri için şunları söyledi “Sanata en çok genç zihinlerin ihtiyacı olduğunun bilincinde olarak, gelecek yeni nesillerin pozitivist düşünceler ışığında dünyayı ve kendilerini bu şekilde dışa vurmalarını umuyoruz.” Projenin bitiş tarihi olarak Ocağın ilk haftası gösterilirken, eserin yayınlanma tarihinin Şubat’ın son haftası olması hedefleniyor. Kitap için genel yayın kitlesi olarak 8-15 yaş arasında ki genç topluluğunu hedeflediklerini de ayrıca dile getirdiler.

Kitabın konusu hakkında konuşan Caner Soylu ise “İlk kitabımızda günümüz dünyasında meydana gelen ayrımcılıkları, engelleri, ırkçılıkları ve sorgulamadan kabullendiğimiz normların doğruluklarını ele alarak çocukların bu yönde sorgulamaya ve düşündürmeye başlamayı hedefliyoruz” dedi.

Kitabın müziklerini hazırlayacak olan Engin Uysal “Uzun zamandır düşündüğümüz bir proje idi. Genç nesil ile bir araya gelmek inanılmaz heyecan verici bir duygu.” dedi.

Hazırladıkları kitabın bir seri olarak yayınlanacağından bahseden sanatçılar, kitabın uluslararası dağıtımı için yurt dışında ki yayın evleri ile anlaşmış olmanın verdiği gururu taşıdıklarını da söylediler.

read more
Sanat

Sanatın Bütün Renkleri Birlikte!

Hepimiz İçin Sanat!

Sanat Renkleri artık hayatımızın her yerinde. Estetik değerler ışığında ya da sadece zanaat noktasında hepimizin artık bu konuda fikri var. Sanat dediğimiz zaman hepinizin aklına işitsel, görsel ya da kinestetik olarak ortaya çıkan akımlar gelmektedir. Bunun içerisinde Resim, Müzik ve Heykeli ön plana çıkartmak mümkündür. Fakat insanın duyu organlarının tamamına aynı anda teneffüs edecek bir sanatsal akım günümüze kadar mümkün olmadı. Buna en yakın örnek olarak opera dikkat çekti. Fakat daha yakını maalesef ki olamadı.

Sanatın Bütün Renkleri Birlikte Olabilir mi?

Bu soru yıllardan beri çoğu kişinin aklını kurcalıyor. Çünkü sanatın getirdikleri sadece belirli bir akımın disiplini ile ortaya çıkarken, sanatın kalitesini de yapıldığı akımda olan başarılı eserler ile kıyaslanarak ortaya çıkartılıyordu. Yani sanatçı değil zanaatçı yetiştiriyorduk. Biz de bunun farkında olarak mevcut sanatsal akımların tamamını birleştirerek yeni bir sanat akımı ortaya çıkartmayı düşündük. Bunu post sanat olarak adlandırmayı düşünsek de halen daha sadece proje aşamasında.

Sanat renkleri; Görsel, işitsel ve kinestetik akımların en özel yanlarını birleştirerek yeni bir akım meydana getirme fikri ilk defa benden çıkmıyordur tahmin ediyorum ki. Fakat hali hazırda TÜBİTAK’a konu ile ilgili başvuru yaparak, konu ile ilgili tescili elimde bulunduruyorum. Belirli bir edebi eserin kelime, kelime okuyucuya özgün bir şekilde müzik ile eşgüdümlü olabileceğini düşünün. İzlediğiniz filmi, filmin hızına göre algılıyorsunuz ve bu film size sunduğu görseller ile duygularınızı kontrol etmek için müziği kullanıyor. Ben de aynı şeyi okuyucuların, okuma hızı ile eşgüdümlü olarak yapmayı planlıyorum.

 

read more
1 2 3
Page 3 of 3