close
Müslüman Kadını

Erkek ve dişi, adam ve kadın, oğlan ve kız, bay ve bayan, beyefendi ve hanımefendi; Şimdiye kadar saydıklarım sadece cinsiyetten doğan farkı simgelemek için nitelendirdiğimiz sözcükler. Mesleki statüler, hastalık terimleri, olay ya da durum aktarımı gibi bir çok etkende de cinsiyet farkını aktaran hitaplar mevcut. Peki sizce kadın ve erkeğin arasında olan farkı bu kadar barizleştirmek gerekli mi? Müslüman Kültüründe Kadın Haklarını inceleyeceğim.

Tarihin bilinen ilk sahnesinden itibaren ataerkillik istisnai durumlar haricinde bütün kültürlerde ve inançlarda kendini hissettirdi. Putperestlik, Politeizm ve İbrahimî dinler sadece bazıları. Araştırma evrenini daraltarak, İbrahimî dinler ile kısıtladığımızda, kadının kutsallığının sadece analık ile sınırlı kaldığını görüyoruz. Böylece ataerkil toplum yapısı, yaklaşık beş bin yıldır insanların düşüncelerini ve hayatını kontrol etmeye devam etti. Günümüze ulaşabilen arkeolojik eserler, tarihi olaylar, sanat eserleri de bunu kanıtlar nitelikte.

Ataerkil düzenin dine bulaşmasının ardından, İbrahimî dinlerin yaratılış savında bulunan Adem ve Hava mitosu, daha da anlamlı bir hal kazanıyor. Hava, Adem’i yasak ağaçta olan elmayı yemesi konusunda kandırıyor. Ardından Tanrı onları dünya hayatına mahkum ediyor. Hatta yaratılış savında, kadının en kutsal özelliği olarak sayılan analık vasfı yerine topraktan geldiği anlatılmaktadır.

İslam topluluklarına odaklandığımızda; Kadının yeri toplumsal ve hukuksal açıdan yüz yıl öncesine kadar erkeğin kontrolünden ötede değildi. Aydınlanma çağının getirdiği, özgürlükçü ve eşitlikçi düşünce yapısı ile hukuksal eşitlik sağlandı. Fakat halen daha toplum içerisinde olan normlarda doğrudan bir değişme olduğunu söylemek mümkün değil. Günümüzde bile aşiret içerisinde kız çocuklarının para karşılığı satılması ya da evlendirilmesi sürmektedir.

Bu durumdan doğarak var olmayan mesleki terimler de gündelik hayatta kullandığımız dilin içerisine girmiştir. Ev hanımlığı bir meslek olmamasına rağmen, bir çok kadının kendine statü olarak belirlediği bir konum olmuştur.

Müslüman Erkeğinin Gözünde Kadının Cinsel Durumu

Kadınların kullandığı kıyafetler, yaşama şekli, çalıştıkları meslek, cinsel hayatları; Hayatlarında var olan bir erkeğin kontrolünde gelişmektedir. Eğer evli değillerse babalarına, evlilerse de kocalarına bağlı şekilde düzenlenir. Namus kavramı sadece kadının erkeğe olan bağlılığını göstermek için kullanılır. Erkeğin kadına karşı yaptığı, tecavüz, taciz, gasp ya da darp gibi trajedilerde, erkeklerin adalete karşı kendilerini savunurken “Kısa etek giyiyordu, göğüs dekoltesi vardı, gece geç saatte dışarıdaydı, bakışları ile beni tahrik ediyordu” gibi sözleri duymak mümkün. (Olaylar ile ilgili örnekleri, internet üzerinden arama motorunu kullanarak bulabilirsiniz.)

Kuran-ı Kerim’de Kadın Erkek Eşitliği

Kuran-ı Kerim içerisinde, kadınların doğurgan özellikleri ön plana çıkartılırken, itaatkar olmaları ve erkeğin ihtiyaçlarını karşılaması yönünde de büyük bir baskı bulunmaktadır. Altta doğrudan alıntıları paylaşacağım.

  • Bakara Suresi 223:
    Kadınlar sizin için bir tarladır. O halde tarlanıza nasıl dilerseniz o şekilde yaklaşın.

  • Bakara Suresi 282:Şahitliklerine güvendiğiniz iki erkeği; Eğer iki erkek olmazsa, bir erkek ve iki kadını şahit tutun. Bu, onlardan biri unutacak olursa, diğerinin ona hatırlatması içindir.

  • Nisa Suresi 3:Eğer, yetim kızlar hakkında adaletsizlik etmekten korkarsanız, size helâl olan kadınlardan ikişer, üçer, dörder olmak üzere nikahlayın. Eğer adaletli davranamayacağınızdan korkarsanız o taktirde bir tane alın veya sahip olduğunuz ile yetinin.

  • Nisa Suresi 34:Erkekler, kadınların koruyup kollayıcılarıdırlar. Çünkü Allah insanların kimini kiminden üstün kılmıştır. Bir de erkekler kendi mallarından harcamaktadırlar. İyi kadınlar, itaatkardırlar. Allah’ın koruması sayesinde onlar da “gayb”ı korurlar. Başkaldırdıklarını gördüğünüz kadınlara öğüt verin, onları yataklarında yalnız bırakın. Onları dövün. Eğer itaat ederlerse artık onların alehine başka bir yol aramayın. Şüphesiz Allah çok yücedir, çok büyüktür.

  • Nisa Suresi 24:(Savaş esiri olarak) sahip olduklarınız hariç, evli kadınlar (da size) haram kılındı.

Müslümanlıkta Kadının Eğitimi

Kadın ve erkeğin gelişiminde olan farklar; Hukuki, toplumsal normlar, kültürel ögeler ile sınırlı değildir. Kadınlar doğumlarından itibaren erkeklerin aksine daha baskıcı bir eğitim ve gelişim süreci izlerler. Kullandıkları oyuncaklar ev işlerini ve erkeğe itaat etmelerini niteler şekildedir. Sokak, ev, bilgisayar oyunlarında kadın ve erkeğin önüne sunulan oyunlarda farklıdır. Kadın erkeğe göre daha kısıtlı bir gelişim düzeyi izler.

Erkekler rol model olarak babayı alırken, kadınlar da annelerini alırlar. Fakat erkeğin ataerkil düzen içerisinde olan güçlü rol modeline karşın, annenin pasif duruşu gelişimini sürdüren kadınların portföy mantalitesini kısırlaştırmaktadır.

Müslüman Ülkelerde Kadın – Erkek Eşitliği Çalışmaları

Ülkemizde 1960’larda başlayan “Sosyal Devlet” ya da “Refah Devleti” ideolojileri ile kadın-erkek eşitliği, temel haklar ve eğitim sistemi düzenlemeleri adına gelişmeler yaşanmıştır. Yürürlüğe giren yasalar ve devletin bu konuda olan teşvikleri maalesef gerekli görülen seviyeye çıkacak kadar radikal olmadığından, başarı ile sonuçlanmamıştır. Türkiye’de kadının eğitim istatistiklerine baktığımızda, kadınların eğitim içerisinde olan varlıklarının her geçen gün arttığı ortaya çıkmıştır. 1950 ve 1955 arasında yüksek öğretime katılan kadınların oranı erkeklere karşı %19.2 idi. 1998 yılında Türkiye İstatistik Kurumu tarafından kamuoyuna verilen verilere ise, yüksek öğretim gören kadınların oranının %40.1’e yükseldiğini görüyoruz (Alıntı 1). Devletin girişimleri istatistik olarak geri dönüş sağlamıştı.

İlerleme sağlanan dönem içerisinde devlet destekli bir çok sosyal proje faaliyete girmiştir. Bunlardan en çok dikkat çekenleri:

  • Unicef – Haydi Kızlar Okula
  • Aydın Doğan Vakfı – Baba Beni Okula Gönder
  • Darüşşafaka Vakfı

Kadınların en çok eğitim aldıkları alanlar‘a baktığımızda ise gelişim sağlayan yüksek öğretim oranının aslında, toplumsal normların baskısı altında ilerlediğini fark ediyoruz. Sosyal meslek normaları yüzünden kadınların eğitim aldıkları alanlar ve mesleki tercihleri dar bir listede kısıtlanmıştır. Bunlar arasında en çok tercih edilen bölümler:

  • Sağlık bölümleri
  • Sosyal İletişim Bölümleri
  • Eğitim ve Öğretim Bölümleri

Müslümanlıkta Kadın Hakları Savunucuları

Persopolis İran İslam Devrimini anlatan animasyon filmi.

Ataerkil düzenin getirdiği bütün baskı organlarına karşın, İranlı sanatçı Marjane Satrapi (d:1969), Fransa’ya yerleştikten sonra 2001 senesinde kendi otobiyografisini kaleme aldı. Alışılagelmiş bir kitap yazmak yerine, bir çizgi roman ortaya çıkartmıştı. 2007 yılında da bu eser Persepolis ismi ile animasyon filmi olarak yayınlandı. Film içerisinde İran’ın yaşadığı İslam devrimini ve kadınların baskı altında eğitim anlayışlarını sürdüremediğini anlatması bakımından, milyonların duygularına tercüman olmuştur.

Tags : kadın hakları savunucularıkuran kadın cinselliğiKuran-ı Kerim'de Kadın Erkek Eşitliğikuranda kadın haklarıkuranda kadının yerimüslüman kadın eğitimimüslüman kadın hakları savunucularımüslüman kültüründe kadınmüslüman kültüründe kadın haklarımüslümanlıkta kadın eğitimi
akol

The author akol

Leave a Response

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.