close
Joker

Joker, sinema dünyasında her daim varlığıyla renk katan bir karakter olarak yaklaşık elli yıldır bizlerle. Bu yıl çıkan orjin hikayesiyle Joker, beklentilerimize karşılık vermeye çalışıyor. Öncelikle belirteyim, son paragraf dışında film hakkında spoiler olmayacak.

Öncelikle filmin ilk duyurulmasından öncesinde yaşananları tekrar hatırlayalım. Christopher Nolan’ın efsanevi Batman üçlemesinin ardından film ve Joker hakkında beklentiler ister istemez arşa çıkmıştı. Batman üçlemesinin üzerinden 10 yıl geçmesinin ardından DC, tekrar Batman filmlerini çekeceğini duyurdu. Batman filmlerinde Joker’e rol verilmesini beklerken, maalesef beklenmedik bir filmde Joker’in olacağı duyuruldu: Suicide Squad.

Suicide Squad ve Joker

Suicide Squad (2016)

Film yeterince bilinmeyen ancak DC fanları tarafından savunulan bir hikaye olan Suicide Squad’dan uyarlanacaktı. Dolayısıyla Joker de filmde yer alacaktı. Böylece filmden beklentiler hızla artmaya başladı. DC’de doğru bir karar alarak film için beklentileri karşılayabilecek bir oyuncu ile anlaştı: Jared Leto. Jared Leteo daha önce; Requiem For a Dream, Fight Club, American Psycho ve Mr. Nobody gibi filmlerle oyunculuğunu ispatlamış olan oldukça büyük bir aktör.

Jared Leto

Suicide Squad’ın çekim planı tamamlanıp setten fotoğraflar gelmeye başlayınca, Joker hayranlarını ikiye ayıran bir gelişme meydan geldi. Joker fazla renkli bir karakter olmuştu. Pop Art sanat akımından fırlamış, modern yüzyılda tamamen post gözüken ancak içerisinde oldukça tutarsız olan bir görüntüye sahipti. Yine de çoğu kişi tekrar Joker’i sinemada görmek için bu durumu görmezden gelmeye hazırdı. Çok geçmeden film sinemaya girdi ve ne hüsran. Film gerçekten beklentilerin altında yok olmuştu. Üstelik Joker, film içerisinde toplamda 10 dakikalık sahne alamamıştı! Bir de üzerine Jared Leto’nun yaptığı “Ellerinde solo Joker filmi çekecek kadar çok sahne var!” açıklamasının ardından işler tamamen çığırından çıkmıştı.

Suicide Squat filmi baştan sona birçok hata barındırmasına rağmen, 2019 yılında devam filmi olan Birds of Prey vizyona girecek. Filmin sadece fragmanını izleyerek şunu söyleyebilirim, elinizde Margot Robbie gibi bir oyuncu varken neden böyle bir film çekme gereği hissedersiniz ki? Cevabı basit: Margot Robbie ile büyük ihtimalle yıl sonunda tamamlanacak bir sözleşmeleri var ve bu filmi sessiz sedasız çekerek bu anlaşmayı tamamlamayı planlıyorlar. Her şey daha ne kadar kötü gidebilir sorusuna ise “Batman v Superman” filminin de tamamen fiyasko ile sonuçlanması, Warner Bros ve DC arasında iplerin tamamen gerilmesine sebep oldu.

Ellerinde iyi bir formül olmadan tekrar film yapma işine girmek istemeyen DC, Wonder Women ve Aquaman gibi karakterlerin solo filmleriyle başarı yaşamayı da başardı. En büyük rakibi Marvel ile kıyaslandığında başarılarının devede kulak olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır.

Sonunda Solo Joker Filmi Duyuruldu!

Sonunda Joker filmi iki yıl önce duyuruldu. Film Joker’in orjin hikayesini anlatacağı kısa sürede sosyal medya gündemine bomba gibi düştü. Bir orjin hikaye daha demeyin, bence de gına geldi. Ama olsun, Spider-Man orjin hikaye anlatmak için 2002’den beri 3 kez farklı oyuncu ve farklı hikayelerle karşımıza çıkarken, Joker’e bu şansı vermek yanlış olmayacaktır.

2002’den beri anlatılan üç farklı Spider-Man orjin hikayesi ve başrol oyuncuları.

Joker filmin başrolü için birçok aday konuşuldu. Ben de pür dikkat hangi oyuncu ile anlaşacaklarını beklemeye koyuldum. Bir ara tekrar Jered Leto oynayabilir mi diye düşünürken, Joaquin Phoenix ismi medyaya düştü. Kısa süre sonra da açıklandı.

Joaquin Phoenix’in Joker rolü için açıklanmasının ardından hayran yapımı bir uyarlama.

Joaquin Phoenix; Her ve Gladyatör gibi 30’a yakın gişe filminde oynamış ve Oscar kazanmış bir aktör. Özellikle Gladyatör filminde olan performansıyla, Villian (Kötü Kahraman) oynayabildiğini göstermiş ve çok sevilmişti. Düşünün, Russell Crowe gibi bir oyuncu (balon) bile Joaquin Phoenix sayesinde Oscar kazanabiliyor…

Zamanlar ilerliyor, film için beklentimiz git gide artmaya başlıyordu. Setten düşen fotoğraflar ise beklentimizin boşuna olmadığını ispatlar nitelikteydi. Film içerisinde tercih edilen oyuncular kadar, filmin renk paleti de oldukça dikkat çekiciydi. Böylece geçen yıl ilk teasar yayınlandı.

Joker ilk Teaser

Teasar baştan sona Joaquin Phoenix kokuyordu. Herkes beklentiyi arttırmamak konusunda fikir birliğine varmış, DC’nin ve Warner Bros’un geçmiş yapımlarında yapılan hataların bu filmde de tekrar edilebileceği konusunda korku duymaya başlamıştı. Ekşi Sözlük, Reddit ve Twitter üzerinde olan yorumlarda, herkesin endişesi eşitti. Şahsen konuşmam gerekirse, yapım aşamasında Logan‘a çok benzettiğim Joker’de, beklentilerimin boşa gitmemesi için çok umut ettim. Çünkü Logan (2017) standartların oldukça üzerinde olan bir süper kahraman filmi olmasına rağmen, abartıldığı kadar güçlü bir yapım olduğunu maalesef düşünmüyorum.

Sonunda Joker’i bugün izledim. Şu kadarını söylüyorum, Oscar kesinlikle Joaquin Phoenix’e gidecek! Bu nasıl bir oyunculuktur arkadaş. Bu nasıl bir standart yükseltmedir. Kendinden önce oynayan dört büyük Joker oyuncusunu hiçe sayarak (The Dark Knight’da oynayan Heath Ledger efsanesini de içine katarak), gelmiş geçmiş en iyi Joker performansının bu olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Tabi bunda etken olarak, bu filmin bir orjin hikayesi olduğunu da eklemek istiyorum. Ayrıca daha önce iki farklı oyuncunun aynı rol için Oscar aldığı tek karakter olan Godfather filmindeki Don Corleone (Marlon Brando ve Robert De Niro), bu istatistikliğine de veda edecek gibi görünüyor. Çünkü Joker ile daha önce Oscar kazanan Heath Ledger’in ardından bu yıl Joaquin Phoenix’de aynı rol için Oscar alacağını düşünüyorum.

Filmin senaryosu, konusu ve temasına baktığımızda ise klasik bir orjin hikayesi olduğunu görüyoruz. Ancak diğer orjin hikayelerinden ayıran ufak bir farkla. Yönetmen baştan sona kendi dokunuşlarını film üzerinde hissettiriyor. Filmde oynayan yardımcı erkek oyuncu rolünde olan Robert De Niro ise bir resital sunuyor. Ancak Joaquin Phoenix’den onu konuşmaya fırsatımız kalırsa… Film oyuncular konusunda oldukça şanslı olduğunu da eklememiz lazım. Joker’in annesi rolüyle bizlere eşlik eden Frances Conroy, daha önce Six Feet Under‘da oldukça dikkat çekmişti.

Film baştan sona aslında birçok kaliteli yapıma selam vermekten çekinmiyor. Robert De Niro’nun başrolde oynadığı Taxi Driver filmine oldukça yakın sahneleri ve hikayesi mevcut. Requiem For a Dream‘in sahip olduğu drama estetiği ve müzik kullanımı yine dikkat çekiyor. Son olarak da Bird-Man‘in çekim açıları ve karakterin hem iç hem de dış boyutlarını yakalama arzusunu filme enjekte ederek yönetmen, üzerine düşeni fazlasıyla yerine getiriyor. Son alıntı olarak Fight Club olduğunu söylemek isterdim ancak yönetmen Artur’un sanrıları konusunda kendini hiç zorlamak istememiş. Son olarak film içerisinde azınlık hakları ve toplumun azınlıklara karşı olan tavırlarını eleştirirken, herkesin aslında içerisinde bir azınlık barındırdığı mesajını vermeye çalışıyor. Filmin sonunda ise anarşi, mutlak yönetim biçimi olarak gösteriliyor ve Joker’in mücadelesi anlam kazanıyor.

Joker Filminin Konusu

Gotham şehri hiç olmadığı kadar kötü bir dönemindedir. Şehirde çöpler toplanmıyor, hayat kötüye gidiyor ve gündelik hayat ile suç artık bütünleşmiş bir şekilde yaşanıyordur. Bu olumsuzluklar içerisinde başrolümüz olan Artur annesiyle birlikte yaşayan bir palyaçodur. En büyük hayali bir gün komedyen olmaktır. Babasını hiç tanımamıştır. Ancak Artur’un ilginç bir hastalığı vardır. Artur olduk olmadık yerlerde kahkahalar atarak gülen bir sinirsel bozukluğa sahiptir. Bu yüzden de hayatı boyunca işleri hiçbir zaman yolunda gitmemiştir. Gündelik hayatında yaşadığı sorunlar onun psikozunu daha da kötü etkileyerek, silahla gezmesine neden olur. Bir gün metroda üç adamın saldırısına uğrar ve o adamları öldürerek oradan kaçar. Bu adamlar toplumun üst statülerinden birileri olması şehir içerisinde olan azınlıkları ve toplum içerisinde yok sayılan kötü şartlarda olan insanları belirli bir bayrak altında toplanmaya itmiştir. Bu suçları bir palyaçonun işlediği bilindiği için herkes palyaço maskesi takarak gezmeye ve toplanmaya başlar. Çok geçmeden Artur annesinin aslında kendi annesi olmadığını ve evlat edindiğini keşfeder ve babasının Thomas Wayne olduğunu düşünür. Ancak gerçek hiç de düşündüğü gibi değildir. Artur evlatlıktır ve üvey annesi, sevgilisi olan Thomas Wayne ile birlikte yaşarken, onun taciz edilmesine göz yumar. Artur sakin bir şekilde annesini öldürür. Sonunda en büyük hayali olan televizyon şovuna çıkar ve yaptıklarını itiraf eder. Televizyon şovunu sunan şovmeni de öldürerek teslim olur. Polis arabasında götürülürken, fanatikleri onu kaçırır. Sonunda bir akıl hastanesinde olan Artur artık tamamen Joker olmuştur.

Dip not: Filmin son sahnesine girmeden önce Joker makyaj yaparken, aynada annesinin resmini görür. Resmin arkasında “Sevgilerle T.W.” yazmaktadır. Bu da bir noktada annesinin haklı olduğunu ve aslında annesiyle birlikte olup ona da zulüm eden kişinin Thomas Wayne olduğunu gösterir. Bu da Artur’u yani Joker’i, Bruce Wayne’nin abisi yapar. Yani Joker ve Batman kardeştir.

Tags : eleştirisinema
akol

The author akol

Leave a Response

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.