close
The Fountain

Hepimizin bazen düşünce sistemimizi değiştirecek dönüşümlere ihtiyacımız olmuştur. Bazen bu bir şarkı ile bazen de bir sanat eseri ile meydana gelir. Ama içten içe bizi etkileyen filmler de olmuştur. Bazen sonlarında yaşadığımız şok ile bazen de filmlerin bizim üzerimizde uzun süre bıraktığı etkileyici replikleri ile. Ama birazdan tavsiyesinde bulunacağım filmler, bunlardan çok daha fazlasını içeriyor. Felsefenin bütün içtenliğini ve taşıdığı derinliğe karşı sizi davet ediyor. İzledikten sonra hayatınızda ki bütün taşlar yerinden oynuyor. Sizi daha fazla bekletmeden bu filmleri sıralamak doğru olacak.

  • Sofinin Dünyası

Kitabı ile aynı isimde yayınlanan filmi, kitaptan tabi ki eksik. Bu noktada okuduktan sonra filmi izleyen herkes hep fikirdir. Size basit olarak 12 yaşında bir kız çocuğunun dünyayı değiştirebileceğini söylesem ne derdiniz? Ama bahsettiğimiz dünya onun ki olduğunu da ekleyelim. Bir kız bulduğu mektuplar ile felsefe dünyasına giriş yapıyor, sonrası mı?

  • Matrix

Şimdi bu metni spoiler vermeden yazmanın mümkün olmadığının farkına vardım. Ama denemeden bilemeyiz. “Simülakrlar ve Simülasyon” hakkında hiçbir şey duydunuz mu? Jean Baudrillard’ın eşsiz bir eseridir. Ve Matrix aslında büyük bir alıntı yaparak bu kitabı hikayeleştirerek Matrix’e döndürmüştür. Kitap mı ne hakkında? İşte asıl değinmemiz gereken konu bu olmalı…

  • Amadeus

Amadeus Mozart. Sanatın ve Opera’nın eşsiz bir bütünlüğü. Çocuk yaştan beri mükemmel bir yükselişin hikayesi. Ancak gerçek hayatında da bir o kadar başarısızlığın simgesi. Tanrının doğrudan ona verdiği şans ve yetenek ile yükselerek, anlayabilen kişiler için Tanrının sesi olmayı başarmış bir kişidir. Ancak Antonio Salieri onu anlayabilmiştir. Antonoio Salieri ise şanssızlığını çok çalışarak geçmeyi başarmış ve bütün dünyanın en iyi operacıları arasına o dönemde girmiş bir insandır. İkisinin tanışmaması mucize olacaktır. Ufak bir spoiler vermezsem ölürüm…

Hikaye Habil ve Kabil hikayesinin farklı bir uyarlanışıdır aslında.

  • The Fountain

Hugh Jackman’ı tanımayanınız yoktur (Wolwarine). Kendisinin bu filmi izlemeden önce İstanbul da müzikal yapımını da seyretmiştim. Fena da oyunculuk sergilemiyor. Ego olayı gerçekten çok düşük. Ancak bu filmi izleyince kendisine karşı eleştirilerim %100 olarak değişti. Filme dönersek, varlık felsefesinin ve hayata baktığımız pencerenin genişliğini ve darlığını size fazlası ile düşündürüyor. Sevdiğimiz insanların kaybına karşı duyduğumuz pişmanlıkları tek, tek düşündürtüyor.

  • Seven Years in Tibet

Brad Pitt’i, Brad Pitt yapan film hangisi mi? İşte bu film! Tibette yedi yıl, izlenilebilecek en güzel oyuncu performansına sahip filmler arasında. Film sanki Brad Pitt için özel yazılmış gibiydi. Her şey çok uygundu onun tarzına. Film ise sizi modern dünyadan ve sahip olduğunuz bütün ahlaki değerlerden uzaklaştırarak gerçekten etikliğinizi sorgulatmaya itiyor. Değer, izleyin.

  • Requiem For a Dream

Şimdi bu filmi buraya koyup koymama konusunda çok gidip geldim. Ama Jared Leto’nun hali hazırda bir filmini daha koyacaktım ve ikincisini de koymamı hak edecek kadar iyi bir oyuncu olduğu için ısrar ile koymaya karar verdim. Film insanların erteleme dürtülerine ve anlık hırslarına karşı nasıl yenik düştüğünü anlatan bir yapım aslında. Dürüst olalım, bu filme ne anlam yüklerseniz o anlamı çıkartabilirsiniz. İzlemeden ölünmemesi gereken bir yapım. Sayacaklarım ve saydıklarım bir yana Requiem for a dream bir yana…

Kış bölümü boyunca her izlediğimde tüylerim diken diken oluyor. Burada gönderme de mevcut bilmeyenler için. Vivaldi: Four Seasons.

  • Mr Nobody

Bir filmi anlatmak için, insan kelimeler ile savaşır mı? Gerçekten şu an size izlemeniz için ikna edebilecek kelimeleri toplarken zorlanıyorum. Mr Nobody çok kısa ve net olacak ama, garip bir film. Felsefi yönü ile ilgili eleştiri yaparken bile birkaç kez düşünüyorum. Filmi tersten başa düşünürsek gerçek anlamı ortaya çıkıyor ve basit bir sinema filmine dönüşüyor. Ama baştan sona eleştirirsek, işte o vakitte “Ne diyeceğim?” sorusu yineleniyor. Ters bir film, zor bir film. Ama diyaloglar ve sahneler tek tek sanat eseri…

  • Fight Club

Şimdi felsefe dedik, hayata bakış açısı değişikliği dedik, tarz dedik, kıymet dedik… Ama ne eksikti? Tabi ki Fight Club! Yine, yeniden, yineleyerek söylüyorum, kitabı daha iyi. Valla bakın. Ama yapılmış en iyi ikinci kitaptan filme karşı uyarlama filmidir. İlki Yüzüklerin Efendisi. Kimse ses etmesin şimdi, yok daha iyileri var falan diye. Fan Boy olur kılıcımı çekerim. Gelelim Fight Club’ın felsefi boyutuna… Burada ki felsefi boyut sorgulama ve deşmek ile şekilleniyor. Genel olarak baş rol olarak, kapital sistemin hayatımıza direttiği her şeyi dürtüyoruz. Dürttükçe iyi mi oluyor? Daha da dibe giriyoruz. Ama film zaten bizden bunu istiyor.

Mobilya satın alırsınız. Kendinize dersiniz ki; Bu hayatım boyunca ihtiyaç duyacağım son kanepe. Kanepeyi alırsınız ve sonraki birkaç yıl boyunca, hangi işiniz ters giderse gitsin, en azından kanepe sorununuzu çözmüş olduğunuzu bilirsiniz. Sonra o güzel yuvanıza kısılıp kalırsınız. Bir zamanlar sahip olduğunuz şeyler artık sizin sahibiniz olur.

  • Waking Life

Bu filmi Kelsey ile birlikte izledik. “Bir film beyin nasıl yakar?” sorusu ile ilgili makale yazmak istersem eğer, bu filmi tekrar izlerim sonra yanmış beynimden kalan parçalar ile bu makaleyi yazarım. Film tam anlamı ile bir beyin yangını. Bu arada film dünya da ilk kez yarı animasyon tekniği ile çekilmiş. Yani yarı animasyon, yarı gerçek efektleri var. Tabi bu da yanan beynin renk ayarlarını kaçırıyor ya neyse… Film de felsefenin bütün post düşünceleri bir araya getirilmiş sahneler var. Bu sahnelerden oluşuyor filmin tamamı. Tavsiyem bir sahneyi bitirin, düşünün, yorumlayın, dinlenin, bir çay daha koyun, sigaranızı tazeleyin ve sonra diğer sahneye geçin.

Tags : amadeusbay hiçkimsebir düya için ağıtdövüş klübüdüşündürücüen iyi felsefi filmlerFelsefefelsefe filmifelsefe öğrencilerinin izlemesi gereken filmlerfelsefi film önerisifelsefi film repliklerifelsefi filmlerfelsefi filmler ekşifelsefi filmler izlefight clubfilmHayata Bakış Açımızı Değiştirecek felsefi filmlerhayata uyanmakhayata uyanmakfhayatın kaynağı filmi heart huckabess filmilginçmatrixmr nobodynietzche ağladığında 2007requiem for a dreamsanatseven years in tibetsinemasofinin dünyasıthe fountaintibette yedi yıltüm zamanların en iyi felsefi filmleriwaking life
akol

The author akol

Leave a Response

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.