close
Anıl Kölmük

Bir sosyolog olarak, girdiğim ve yer aldığım bütün kurum ve kuruluşlar içerisinde, benliğimi yeri geldiğinde ikinci plana alarak duruma ve olaylara ikinci bir göz ile bakmaya çalışıyorum. Bu şekilde, yaptığım eylemlerin normatifliğini ve gerekliliğini sorgulama şansım oluyor. Toplum içerisinde zıt kutuplarda bulunan eylem zincirlerini daha iyi anlamak için içlerine girmeye çalıştım. Türk toplum yapısında olan kenevir, ot ya da halk arasında olan ismi ile esrar kullanımının nedenlerine ve yarattığı bağımlılıklara bireysel deneyimlerime odaklı bir şekilde bakmaya çalışacağım.

Kenevir ve türevi olan bütün uyuşturucuların kullanımı ve özendirilmesi, Türkiye Cumhuriyeti anayasasına göre aykırıdır. Bu yazıda yer alan bütün materyaller hayal ürünüdür ve gerçek ile hiçbir ilişkisi yoktur. Bu makale 18 yaşından küçük kullanıcılar için uygun değildir.

Türkiye’de Kenevir Kullanımı

Türkiye coğrafi konumu itibariyle kenevir üretimi için uygun hava ve coğrafya koşullarına sahip bir ülke konumunda. Kullanım alanları genellikle köy bölgelerinden başlayarak şehirlere yığılıyor. Köy bölgelerinde olan üretim ve saklama mekanları, şehirlerde çok fazla bulunamıyor. Buna rağmen yirmili yaşlarına gelmeyi başaran ve üniversite öğrenimi gören öğrencilerin yaklaşık %30’u, hayatında en az bir kez kenevir kullanımını veya ortamını deneyimlediğini itiraf edebiliyor. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında bulunan caydırıcı cezalarına rağmen bir çok insan deneyimlemesinin ardından hayatına pasif içici olarak devam etmeyi tercih edebiliyor.

Otuzlu yaşlara geldiğimizde ise, bireylerin bağlı bulunduğu sosyal çevre, statü ve sorumlulukları kenevir ile arasında olan çizgide daha radikal davranmasını gerektiriyor. Yirmili yaşların aksine hayatında daha büyük sorumluluklar barındıran bir birey; sadece kanunlarla değil, çevresinde olan insanlarla da mücadele etmek zorunda kalıyor. Bu noktada bireyler pasif içici temasını da sonlandırarak, toplumsal düşünme kalıbına doğru ilerlemeyi seçiyor.

Türkiye’de Esrar Kullanımının Nedenleri

Öncelikle kenevirin ilaç, kağıt ve savunma sanayinde çok önemli bir materyal görevi gördüğünü hatırlatmakta fayda görüyorum. Kenevir; sigara, alkol ya da uyarıcı uyuşturucuların aksine insan sağlığına daha az zararı dokunuyor. Bireylerin bu türde maddeleri kullanım amacı ise genelde tekdüzedir. Gündelik hayatta yaşanan monotonluğa, duygusal travmalara ya da bireysel etkinliklerinde keyif almak için bir çok kişi sigara, alkol ya da keneviri tercih edebiliyor.

Fakat, özellikle Türkiye’de bulunan ekonomik kriz, sigara ve alkol zamları, tüketicileri derinden sarstı. Bir askeri ücret işçisi günde ortalama 46 Türk Lirası net para kazanıyor. Bir biranın fiyatı da ortalama 8 Türk Lirası olduğunu düşünürsek, büyük bir dengesizlik olduğu ortadadır. Kullanıcılar da gelen zamların ardından, kendi alkolünü kendi damıtmaya başlamıştır.

Tarım için kullanılan etil alkol, konuyla ilgili en basit örnektir. Bir litrelik bir şişenin fiyatı, ilk başta 10 Türk Lirasından satıcı bulmakta zorluk çekiyordu. Talebin artmasıyla birlikte, devlet vergilendirmeye tabi tutarak fiyatını 48 Türk Lirasına kadar yükseltti. Ancak kullanıcı bir şişe etil alkol’den yaklaşık dört şişe votka çıkartabiliyordu (Bir şişe votkanın fiyatı ortalama 70 Türk Lirası). Böylece diğer içki sanayilerinin tabi tutulduğu bilinen markalarda olan alkol satışı azalmaya başladı. Konuyla ilgili daha radikal olmaya karar veren hükümet görevlileri de tarım için kullanılan etil alkolün formülünü değiştirmek için küçük bir yasa tasarısı geliştirdi ve tadını acılaştırdı. İçerisine, hafıza kartlarında ve küçük teknolojik cihazların çocukların ağızlarına aldıklarında, gelen kötü tadın ardından bırakmaları için kullanılan sıvının bir benzeri hazırlanarak koyuldu. Böylece Türkiye’de alkol kullanımı kademeli olarak azalmış oldu.

Türkiye’de yaşayan insanların; rahatlamak, monotonluktan uzaklaşmak, eğlenmek ya da yaşadıkları duygularda eşlik etmesi için kullanabilecekleri bir materyal için ödemeleri gereken bedel artık çok yüksekti. Bu noktada da alternatiflere karşı bir geçiş süreci başlıyor.

Türkiye’de Kenevir Kullanımı Neden Yasaktır

Kenevir kullanımı öncelikli olarak vergilendirilebilen bir durum değildir. Ülkenin bundan kazanç elde edebilecek bir alt yapıyı hazırlamadan, bunun legalleşmesi söz konusu olamaz. Fakat Türkiye’de bununla ilgili bir alt yapı mücadelesi de maalesef mümkün değildir. Agnotolojik açıdan halkın kademeli olarak cahilleştirilme çabası ve lüks tüketim anlayışının araba ve cep telefonuyla sınırlı kaldığı bir kültür yapısında, bu tür yenilikçi hareketler, barındırdığı anlamdan çok daha radikal bir farklılıkta anlaşılabilir.

Bir diğer önemli sebep, kenevirin bir araç olarak nitelendirilmesi. Kenevir diğer türevi uyuşturuculara geçmek için ilk basamak görevindedir. Bonzai, jameica, extasy, magic mushroom ve eroin kullanıcılarının neredeyse tamamının ilk uyuşturucu deneyimi kenevir ile başlamıştır. Ve bahsi geçen uyuşturucular gerçek anlamda kişinin hayatına ve hürriyetini esaret altına alabilir. Bu noktada ise dikkat çekmek istediğim bir alt kavram olan bilinçli kullanıcı olgusu var. Kenevirin legalleştiği ülkelerde sıkça kullanılabilen bir terim olmasına karşın, maalesef Türk literatüründe yer almamaktadır.

Kenevir Ortamları Nasıl Olur?

Kenevir ortamları statülere ve imkanlara göre farklılık gösterebilir. Seyir için gittiğiniz bir tepe’de yanınızda biri sigara içer gibi ot içebilir ya da bir kamp ortamına gittiğinizde ateşin başında burnunuza yanık nane kokusu da gelebilir. Ortamdan ortama değişiklik olsa da, ot kullanan kişinin kullanım öncesinde, psikolojik bir rahatsızlığı, art niyeti ya da deneyimsizliği bulunmuyorsa eğer kan basıncının düşmesi sonucunda şekeri düşmesi dışında bir deneyim yaşamayacaktır.

Batı’da bu şeker düşmesi ile ilgili literatür içerisinde bir kelime bulunmaktadır: Munchies. Bireyin kenevir kullanımının ardından hızlıca şekerinin düşmesi sonucunda bir kara delik misali kendini aç hissedecek ve karşısına çıkan her türlü gıdayı tüketmek isteyecektir. Türkçe’ye çevirisi ise Abur-Cubur’dur.

Genelde keneviri sigara kağıdına sararak tüketirler. İçerisine koyulan kenevirin %40’ı kadar da tütün koyarak, tüketimini basitleştirmeye çalışırlar. Kullanımın ardından kişilerde gözlerde kızarıklık meydana gelir. Refleksleri de dahil olmak üzere bütün bedensel işlevlerinde dolaylı bir yavaşlık meydana gelir. Akşam kullanımı o yüzden daha rahat ve kolay gelmektedir. Gündelik işlevleri yerine getirmek oldukça zor bir hal almaktadır. Ayrıca, sürekli olmasa da belirli anlarda trip halleri de gözlemlenebilir.

Kenevir kullanımı bir çok sebep yüzünden insan aklına ve bedenine zarar vermektedir. Ancak ondan daha zararlı olan maddeler ile ilgili cezai yaptırımın ya da vergilerin bu kadar kısıtlı olmasına karşın, kenevirin bu kadar gaddarca karşılanması çifte standarttır. Hiç bir uyuşturucu maddeyi kullanmamanızı tavsiye ederek, yazımı okuduğunuz için teşekkür ederim.

Tags : anayasadaki kenevir maddesiesrar nedirkenevir nedirkenevirin etkilerikenevirin zararlarıtürkiyede kenevirtürkiyede kenevir neden yasak
akol

The author akol

Leave a Response

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.