close
Bilgi

Epikürcülük Felsefesi ve Özellikleri

Epükürcülük felsefesi

Yazıya geçmeden öncesinde bu değerli içeriği YazBuz takipçileriyle paylaşan pek değerli dostum Sadık Bektaş’a teşekkürü borç bilirim. Kendisi felsefe ile ilgilenen kişiler için hazırladığı bültenlerle, haftalık olarak bize değer katmaya devam edecek.

Tanrı, ya kötülükleri ortadan kaldırmak ister de, kaldıramaz; veya kaldırabilir, ama kaldırmak istemez; ya da ne kaldırmak ister ne de kaldırabilir, yahut da hem kaldırmayı ister hem de kaldırabilir. Eğer ortadan kaldırmak istiyor da kaldıramıyorsa, O güçsüzdür; ki bu durum Tanrı’nın karakteriyle uyuşmaz; eğer ortadan kaldırabiliyor fakat kaldırmak istemiyorsa, O kıskançtır; ki bu da aynı şekilde Tanrı ile uyuşmaz; eğer O ne ortadan kaldırmayı istiyor ne de kaldırabiliyorsa, hem kıskanç hem güçsüzdür, bu durumda da, Tanrı değildir; eğer hem ortadan kaldırmayı istiyor hem de kaldırabiliyorsa -ki yalnızca bu Tanrı’ya uygundur-, o zaman kötülüklerin kaynağı nedir? Ya da o kötülükleri niçin ortadan kaldırmamaktadır?

Epikürcülük her ne kadar doğu toplum ve filozofları arasında popüler olmasa da, batı felsefe ve filozof adayları arasında önemli bir yere sahip felsefik öğreti. İsmini de anlaşılacağı üzere, Antik Yunan filozoflarından olan, Epikür’den almaktadır bu yüzden de öğretileri, yaşam tarzı ve felsefesi Epikürünizm olarak adlandırılmaktadır. Genel anlamda, materyal bir dünya görüşünü savunan Epikurus, Tanrı gibi doğa üstü bir varlığın olmadığını dile getiren bir düşünür olduğu için, öğretilerin de mutluluğun yaşanılan bu dünya da bulunabileceğine inanmaktaydı. Onun bu filozofu, “hazcılık” da diyebileceğimiz bir felsefik konunun oluşmasına sebep olmuştu. Adam Smith, Thomas Jefferson gibi düşünür ve siyaset bilimcileri onun felsefesinden etkilenen başlıca insanlardı.

Epikurus’un öğretilerine göre, bireye haz veren şeyin aynı zamanda mutluluk da verdiğine inanmaktaydı. Bir başka deyişle, ona göre acının giderilmesi, mutluluğun önündeki en önemli engeldi. Her ne kadar kimileri bu filozofun utilitarianismin kaynağı olduğuna inansalar da, bu tarz bir felsefenin hedonism okulunda da görülebileceğini savunmaktalar. Epikurianism o kadar önemli ve kabul edilir bir öğreti haline gelmişti ki, Antik Yunan ve Roma kültürüne ve toplumuna etki edecek derece de kabullenilmişti. Epikürianism’in her ne kadar temel öğretisi zevk ve mutluluk olsa da, daha önce de belirtildiği gibi sadece haz veya zevk konusunda değil aynı zamanda rasyonalite konusun da da önemli bir etki yaratmıştır. Ona göre, bireyin zeki bir hayat sürmesi gereklidir. (Bu tarz bir öğreti, daha sonra Fransiz Aydinlanmasi ile tekrar karşimiza çikacaktir)

Epikurus’a göre, acıların bitmeyeceğini düşünmek mantığa uymayan bir bakış açısıdır. Ayni şekil de mutluluğun devamlı olacağını düşünmekte yanlış bir davranıştır. Bu yüzden onda siyasetten uzak durulması gerektiği görülmektedir. Epikurus ve onun öğretilerini anlamlı kılan bir diğer davranış da, onun kadın ve kölelere karşı olan tutumudur. Atina’nın kuytu bir köşesinde kurmuş olduğu okulda, köle ve kadınlara eşit ve hoşgörülü bir şekilde davranıp, öğretilerini toplumun her kesimine yaymaya çalışmıştır. (Onun bu davranışı, eğitimin herkes için bir hak olduğu anlayışını oluşturmuştur ki Amerika’nin kurucularından olan Thomas Jefferson’un, onun bu öğretilerinden etkilenip modern Amerikan yasalarını oluşturduğu bilinen bir gerçektir.) Sonuç olarak, Epikurus, din, siyaset, acı ve kederi mutluluk için birer engelleyici unsur olarak görmektedir. Bu yüzden bir tür seküler felsefeyi benimsemiştir.

Mehmet Sadık Bektaş
bektasmehmetsadik@gmail.com

Tags : Felsefe
akol

The author akol

Leave a Response

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.