close
Dershanelerin ekonomisi ve gücü.

Türkiye’de bulunan özel eğitim kurumları, ülkenin ekonomisinde olan yeri her geçen gün şekilde büyümeye devam etmektedir. Sektörün temelini bir üst öğrenim kurumuna çıkma amacı ile uygulanan sınavlara karşı hazırlık süreci oluştururken, bu sınavların her yıl değişikliğe gidilmesi devlet kurumlarının bu sınavlara öğrenci hazırlamasında olan güveni sarsmıştır. Böylece arz-talep ilişkisi içerisinde özel eğitim sektörünün gelişimi hızlanmış ve gelişmiştir.

Devletin Özel Kurs Politikası

Ülkemizin ekonomik yapısında oldukça güçlü bir yer edinen Fethullah Gülen Cemaatinin maddi kazanımlarının büyük bir kısmının, özel eğitim kurumlarından kaynaklandığı düşünülmektedir. 1990’lardan itibaren yayılmaya başlayan özel eğitim kurumu anlayışı, T.C. Milli Eğitim Bakanlığına karşı olan güveni zaman içerisinde azaltmaya başlamıştır. Bakanlığa karşı, özel kurumlarda alınan eğitimi daha istikrarlı olması ve bakanlığın her yıl sınav takvimini ve sınav gereçlerini değiştirmesi de bunda etkili olmuştur.

İlerleyen süreçte Türkiye’nin hemen her ilinde olan bu eğitim kurumlarıyla baş etmek amacıyla bir düzenleme maalesef meydana gelmemiştir. Belediyeler kendi imkanlarında eğitim ve meslek edindirme kursları açsalar da, özel eğitim kurumlarının yanında bu oran oldukça düşük bir değerde kalmıştır.

Bunların sonucunda ülkemize olan değişim ekonomik anlamda bir külfet doğurmuş ve bir bakanlık yarı resmi olarak işlevselleşmiştir. Üniversiteye girmek isteyen bir gencin ortalama olarak üç ya da altı bin arasında değişen fiyatlarda dershanelere giderek hazırlık yapması gerekmektedir.

 

Türkiye’de Özel Eğitim Kurumlarının Dağılımı

Özel eğitim kurumlarının illere göre değişen fiyat ve hizmet politikaları bulunmaktadır. Türkiye’de en çok özel eğitim kurumunun bulunduğu il İstanbul’dur. Sebebi doğrudan demografik nedenlerden ötürüdür.

Doğu ve Güney Doğu Anadolu bölgesinde yer alan dershanelerin hizmet anlayışları Türkiye’nin diğer bölgelerine göre daha düşük seviyede kalmıştır. Burada siyasi problemler, nüfusun bölgelere göre azlığı ve iyi eğitmenlerin bu bölgelerde yaşamak istememesinden oluşmaktadır. Bu eşitsizliğin sonucunda illere göre sınav başarı oranında Doğu ve Güney Doğu bölgesi, ülkenin geri kalan ortalamasından daha aşağıda bir seviye göstermiştir.
Dershanelerin olumlu ve olumsuz tarafları hakkında daha önce yazılan raporlar doğrultusunda; Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Bildirgesine aykırı olabileceğini ve varlık sahibi ailelerin daha nitelikli bir eğitim alabilmesinin, eşitsizlik ve toplumsal adaletsizliği doğurabileceğini açıklamıştır. Bu yüzden dershaneler gelişmekte olan Asya ülkelerinde daha sık gözükmektedir.

Tags : dershane ve ekonomidershaneler hakkında incelemedershanelerin ekonomide yerimilli eğitim bakanlığı eleştiriözel eğitim kurumları
akol

The author akol

Leave a Response