close
Karanlıktaki Ağaç

Her zaman, bir imge canlanır gözlerimde. Aldığım nefes, içinde bulunduğum atmosfer, yediğim yemek, algıladığım her şey başka bir evrene aitmiş gibi gelir. Anlamaya çalışırken zamanı kaybederim.

Saf, nereden geldiği belirsiz, ne istediğini bilmez bir acı sinsi sinsi okşar beni. Sahip olduğum en gerçek şey, git demeye korkar bırakırım benden ne istediğini anlamaya çalışsın. Bulamaz gider… Ne kadar saf ve gerçek olduğunu kalıntılarını bırakır ki, unutmayayım verdiği hissi. Bencildir, fazlası ile kıskanç. Ondan farklı tek bir duygu, doğmayıversin içime, onu da kendi yapar!

Bugün üçüncü gün, imgeyi tasvir etmeye çalışacağım. Rengi lacivert. Gökyüzünü anımsatıyor, ama değil. Belli belirsiz bir huzur sarkıyor ışıltıların arasından. Serin. Buğday tarlaları görür gibi oluyorum. Fakat yeryüzü yok. Tüm bunlar suyun içinde gibi, verdiği huzur dahi boğuyor beni.

Tags : deneme yazılarıfelsefe yazılarıhuzur yazılarıhuzursuzlukkişisel gelişim yazılarıyeraltı edebiyatı
akol

The author akol

Leave a Response