close
Anıl Kölmük

Normalde yazdıklarımda olumlu hatıralarımı tercih etsem de, sanırım biraz gerçekçi pencere de yazılar yayımlamayı kendime sorumluluk biliyorum. Yazılarımda kendimi standart olarak altı ay öncesini tarih bilmeme rağmen, an odaklı ilk yazım da bu olacak. Kıymetini bilin hani…

Tuğba Aydın, Aleyna Aydın, Eda Hacıömeroğlu, Metin Toprak

Özeti kısa tutarak içeriğe geçersem eğer, şu bir kaç ay içerisinde olanları maddi ya da manevi olarak radikal bir karar alma aşamasına geçme süreci olarak nitelendirebilirim. Kız arkadaşım yani Kelsey Reinertson’dan ayrılmak ile ilgili bir karar vermek bu sürecin en büyük kararıydı. Beni yakinen tanıyanlarınız bilecektir ki ona olan duygularımda olan iniş çıkışlar bana oldukça zor dönemler yaşatmıştı. Fakat bu kararı almak benim adıma ne kadar zor olursa olsun, ortada olan gerçekler ile mücadele etmek de o denli güçtü. Çünkü kendisinin eğitim hayatı ve gündelik yaşamının endekslendiği toplumsal duruşu benim ile sağlaması hiç bir zaman mümkün olmayacaktı. Eski Türk filmlerinin içerisinde sıklıkla yer alan bir klişe olan “Biz ayrı dünyaların insanlarıyız” benim ile resmen hayat bulmuş gibi hissettim. Ne kadar açık görüşlü bir insan olursam olayım, Türk kültürünün sahip olduğu tahminimce bütün iyi özellikler bende mevcuttu. İkimizin bir araya gelmesi de o yüzden bu denli güçleşiyordu. Ne kadar denersem o kadar batıyordum bu ilişkide. İkimizin bir araya gelmesi için fedakarlık yapması gereken taraf ağır bir şekilde o idi. Türkiye de yaşarsak o kendi standartlarından taviz verecek, ben Amerika’ya gidersem bana bebek bakıcılığı yaparak en az üç yılı ve kariyeri gidecekti. Farklı bir ülkede buluşmaya çalışırsak bile yine de benim enkazım üzerinden nefes alması mümkün olmayacaktı. Ben de bu durumun üzerimde açtığı zorluğu azaltmak adına, ayrılma kararını olabilecek bütün sonuçları ile karşıladım. Kendi bilincime onun ile ilgili olabilecek bütün kötü tarafları empoze ettim, ona da benim tarafımda olan ihtimallerin en kötülerini gösterdim her seferinde. Yazımın rahatlığı sizin de tahmin edebileceğiniz üzere, onun bu yazıları okuyabilecek kadar Türkçesinin olmamasının verdiği rahatlıktan. Biri ile konuşmam gerekiyordu, o da siz oldunuz.

Kilo almış bir şekilde Anıl Kölmük

Tabi bu kararı almaya çalışmak bile bende belirli başlı taşların yerinden oynamasına sebep oldu. Çok sevdiğim üç dostum (Seval Özdemir, Metin Toprak, Kadir Mert) ile aramızda geçen etkileşim bile balta aldı dersem yeridir. Onların da bana en çok ihtiyacı olan dönemde onlara karşı yapılmaması gereken davranışlarda bulundum, telefonlarına çıkmadım, evime kadar geldiler yüzlerine bile bakmadım… Küçük bir çocuk kitabı işi yapıyorum, öz güvenim yerine gelmesi için. Fakat o kitaba bile ihanet ettim, içinde olan alıntıların haddi hesabı yok… Bunun kendimce açıklamasını yapabiliyorum, fakat okuyan kişilere yapabilecek bir açıklamam var mı pek emin değilim. Şimdiden alıp okuyacak kişilere bunun için özür diliyorum.

Günler haftaları kovaladı bu depresif dönemimde. Kilo aldıkça aldım, sigaraya tekrar başladım, alkol ve uyuşturucu artık gündelik hayatın bir parçası gibi olmaya başladı. Tabi bu yazıyı kaleme aldığıma göre bırakacağım ve düzelmek için adım atacağımın müjdesini vermek de buraya yakışır. Bir de zihinsel uyuşturucularım var oyun oynamak ve kendimi ölümüne kapatmak gibi. Bunlardan kurtulmak daha da zaman alacak.

Bugün yani 26 Şubat 2017 tarihinde, balkonda bütün gün oturarak eski yazılarımı derledim. Onları da http://www.yazbuz.com/kategori/denemeler/ linkinden ulaşabilirsiniz. Ben bugün bir yaşıma daha girdim, artık daha güçlü bir ben olmak için atılması gereken bütün adımları atacağım.

Bana katlandığınız için bir kez daha teşekkürler.

Tags : anıl kölmükblog yazıblog yazısıbloggerdeğişimkelsey reinertsonmetin toprakseval özdemirtürkçe blog yazıtürkçe blogger
akol

The author akol

Leave a Response

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.