close
Black Mirror’u gösteren kırık ayna fotoğrafı.

Asude Bilge Yakut 17 yaşında bir lise mezunu. Bugün üniversite sınav sonucu açıklanmış ve heyecan içerisinde en doğru tercihi yapmak için sabırsızlanıyor. Kendisi ilk benimle irtibat kurduğunda, otobüste olan telefon konuşmama kulak misafiri olmuş ve sonucunda da yazım serüvenine katılmıştı. Bugün onun yazım serüveninde de ilk yayınlanan içeriği için aracı oluyorum. Normalde içeriği belirli referanslar ile düzeltme yoluna gitmeyi tercih etsem de kendisinin yaptığı bu çalışmada hiç bir müdahalede bulunmadım. Umuyorum kendisi üzerine düştüğü gibi size dizi hakkında olan değerlendirmesini sunmayı başarır.

Black Mirror 1. Sezon 1. Bölüm İncelemesi

Yıl 2019… Hala çağlar boyu görülmemiş hızında seyreden teknolojinin, yararlı mı zararlı mı olduğu hakkında tartışıyor, endişeleniyoruz. Bu hız karşısında endişelenmemiz kadar doğal bir şey yok tabi. Çünkü bilinmezlik insanı her zaman, her biçiminde korkutmuştur. Duygularımız hakkındaki belirsizliklerimiz, toplum hakkında hissettiğimiz belirsizlikler….

Günümüzden örnek vermek gerekirse, teknolojinin henüz yeni sayılan yavrusu internet ile insanları bir arada toplama ve birden çok paylaşım platformu oluşumu olarak sosyal medya, bahsettiğim belirsizlikleri ve daha fazlasını sırtımıza yüklüyor. İşte Black Mirror’un ilk sezonundaki bu 3 bölümü birleştiren şey de teknolojinin gelişimi sonucunda içimizde oluşan kuşkudur.

İlk bölüm rehineci 3.şahsın fidye yönergeleriyle başlıyor. Kaçırılmış İngiltere Prensesi söz konusu ve onu kurtarabilecek yönergelerin ucu ise İngiltere başkanına dokunuyor. Baştan uyarmak gerekirse bazı izleyiciler için rahatsız edici olabilir çünkü sıradan taleplerin aksine söz konusu fidye, açık izahla, bir domuzla cinsel ilişki yaptırımı. Devasa bir sosyal paylaşım ağı olan YouTube üzerinden açık duyurulan ayrıntılı fidye mesajı, bugün içerik üreticilerinden beklediğimiz dikkat çekiciliğin fazlasına sahip ve bir yanılsama olmaktan uzak. Gönüllü olarak dağıtım ve yayım görevini üstlenen halk ve şirketler arası kar mücadelesi topluluğu olan haberleşme firmaları etkileri arasında bölgesel başlayıp uluslararası olarak süregelen hızlı yayılımı durdurmak kimsenin gücünün yetemediği bir durum oluyor. Bu olayı bir nefret suçu ya da protestan bir hareket olarak değerlendirip suçu, başkanlık binasının boşa çırpınışlarının ortasında çaresiz ve zamanla üstüne giden algının baskısı içinde boğulan başkanda arıyoruz. İnsanları televizyona kitleyen o zaman henüz geldiğinde bizim ekranlarımızda boş ve sessiz İngiltere sokakları ve köprüleri gözüküyor. O köprülerden birinde sararmış donuk yüzü ve dengesiz adımlarıyla prenses yürüyor. İnsanlar bunu ancak 2 saat civarı süren zorunlu canlı yayın sonrasında öğreniyor.

Ana fikir başkanın kişisel problemi olmaktan çıkıp topluma ve medyaya yapılmış bir eleştiriye dönüşüyor. Göze kulağa dönüşen medya, gerçeklere 2 saatlik yayın delayı payı bırakıyor. Başkan ise yönetimdeki karizmatik egemenlik anlayışının toplumun gücü karşısında boyun eğişini göz önüne serme görevini üstlenmiş bir kurban olarak rolünü noktalıyor.

Asude Bilge Yakut
asudeyakut@gmail.com

Tags : dizieleştirisinema
akol

The author akol

Leave a Response

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.