close
Galata Kulesi Gece Işıkları

Soğuk oldu sanki…
Ama olsun, bahane oluyor içeride ki kalabalıktan kaçmamıza. Baş başa kalmamız için, içtiğim sigarayı öne sürmem hoş bir davranış değil. Hele de sen sigara içmezken; ama elden ne gelir, anın yarattığı fırsatlardan yararlanmam gerekir. Bulunduğumuz teras kaliteli bir mekana ait değil, önemli mi? Bence hayır. Şu an karşımdasın… İstanbul’un ışıkları altında görüyorum böylece yüzünü. Gece mana yüklüyor konuştuğum her bir konuya, sahi ya ne konuşuyorduk? Aşk mı? Para mı? Yalnızlık mı? Siktir et, yine haklısın. Ben bu gecenin bana sunduğundan fazlasını isteyen bir edebiyatçıyım, o da söz de… Fazla mı hızlı gidiyorum acaba! Hayır… Yaptığım tek hata gereğinden fazla dürüst olmam sadece. Dürüstlük neden para etmiyor ki günümüzde? Her ne ise, bu konuyu hatırlattığın iyi oldu, daha sonra üzerine muhakkak konuşalım.

Esen rüzgarı bahane edip, ceplerinde sakladığın ellerini ısıtmayı teklif etmeli miyim? Yine mi sesli düşündüm (sikeyim). Kadın, haklısın! İçimden geçenleri bir daha söyleyemeyeceğim, o yüzden benden korkma. yalnız bir “sözde“ edebiyatçının hayatında, hayallerden fazlası olman beklenmiyor, anla… Ne sevgilim ne de aşkım ol, sadece hayatımda var ol. Arada bahane olsun sözlerime, gözlerin. İçim geçtiğinde, dönecek bir sesin olsun. Karabasanlar geldiğinde, sığınacak bir sen olsun benim için. Bundan fazlasını istemek olsa keşke haddime… Korkuyorum, bir gün elimi tutup gitmenden. daha da korkuncu hiç gelmemenden.

İçeri mi girelim? Tekrar mı karışalım kalabalığa, tekrar mı rol yapayım insanlara, eğlenmediğimiz danslarla. Benden istediğin gerçekten bu mu? İçinde bulunduğum statünün gerektirdiği gibi mi davranmalıyım. Git, gide uzaklaşıyorsun benden. Gözlerini kaçırma taksim’in ışıklarına. Beni tekrar görmeyeceksin belki, duymayacaksın bu kendini bilmezin sözlerini. En azından binerken taksiye, bağışla bir buseni yanağımın kenarına. En azından beni kırmamak için yalan söyledin vedalaşırken, o da bir şey. “ Tekrar görüşürüz “. Taksinin camından arkana bakarsın diye bekledim, ama namussuz taksici arkasında atlı varmış gibi köşeyi döndü.

Soğuk oldu sanki…

Gece sabaha karşı dört olmuş. Vardı ara sokakta bir işkembeci, kokuyu takan bir sen olmadığın sürece…
Anıl Kölmük
Tags : denemedeneme yazısıhikayesoğuk gecetaksim hikayetaksim hikayesiyerlatı edebiyatı
akol

The author akol

Leave a Response

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.